{"id":5875,"date":"2012-07-05T11:10:00","date_gmt":"2012-07-05T11:10:00","guid":{"rendered":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/?p="},"modified":"2012-07-05T11:10:00","modified_gmt":"2012-07-05T11:10:00","slug":"yakin-gelecegimiz-1-bolum","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/yakin-gelecegimiz-1-bolum\/","title":{"rendered":"Yak\u0131n Gelece\u011fimiz 1. B\u00f6l\u00fcm"},"content":{"rendered":"<div class=\"pvc_clear\"><\/div>\n<p id=\"pvc_stats_5875\" class=\"pvc_stats \" data-element-id=\"5875\"><i class=\"fa fa-bar-chart pvc-stats-icon large\" aria-hidden=\"true\"><\/i> <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/astrolojiokulu.com\/wp-content\/plugins\/page-views-count\/ajax-loader.gif\" border=0 \/><\/p>\n<div class=\"pvc_clear\"><\/div>\n<p><\/p>\n<p>\n\t&nbsp;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t&Ccedil;ok &ouml;nemli bir astrolojik d&ouml;ng&uuml;ye \u015fahit oluyoruz. Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml; bug&uuml;n itibariyle ba\u015fl\u0131yor. Bizim neslimiz a&ccedil;\u0131s\u0131ndan &ccedil;ok &ouml;nem ta\u015f\u0131yan bu d&ouml;ng&uuml;y&uuml; tarihsel perspektiften ele alarak i\u015fleyece\u011fim. B&ouml;ylelikle hem yak\u0131n gelecekte bizleri bekleyen &ouml;nemli de\u011fi\u015fimleri anlatmaya ve hem de tarihle birlikte &ccedil;al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda astrolojinin zaman\u0131n kalitesini ve ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ne kadar da g&uuml;zel ifade etti\u011fini bir kez daha g&ouml;stermeyi ama&ccedil;l\u0131yorum.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tBug&uuml;nden itibaren yay\u0131nlamaya ba\u015flayaca\u011f\u0131m&nbsp;bu yaz\u0131 dizisinde yer alan bilgiler ve &ouml;rnekler Klan Yay\u0131nevi taraf\u0131ndan 2009 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanan D&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m Zaman\u0131 kitab\u0131mdan al\u0131nt\u0131d\u0131r. Kitaptaki Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n \u0130ngilizce &ouml;zeti B&uuml;y&uuml;k Biritanya yay\u0131n organ\u0131 olan The Astrological Journal dergisinin May\u0131s 2012 say\u0131s\u0131nda &ldquo;Uranus-Pluto square and our near future&rdquo; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 ile yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<a href=\"http:\/\/astrologicalassociation.com\/pdfs\/TOC\/12-05.pdf\" style=\"text-decoration: none; \">http:\/\/astrologicalassociation.com\/pdfs\/TOC\/12-05.pdf<\/a>&nbsp;&nbsp;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t<strong>Tarihsel D&ouml;ng&uuml;ler<\/strong><\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tAstrologlar, gezegenlerin G&uuml;ne\u015f etraf\u0131nda tekrarlayan d&ouml;n&uuml;\u015flerini g&ouml;zlemleyerek ve D&uuml;nya &uuml;zerindeki olaylarla bu d&ouml;ng&uuml;leri aras\u0131ndaki ili\u015fkileri ve tarihsel d&ouml;ng&uuml;leri ara\u015ft\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tTarihsel perspektiften bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, t&uuml;m gezegensel d&ouml;ng&uuml;lerin &ouml;nemi olmakla birlikte, kolektif ya\u015fam a&ccedil;\u0131s\u0131ndan Sat&uuml;rn, Uran&uuml;s, Nept&uuml;n ve Pl&uuml;ton&rsquo;un i&ccedil;inde yer ald\u0131\u011f\u0131 d&ouml;rt d&ouml;ng&uuml; en &ouml;nemli ve etkili olanlar\u0131d\u0131r. Bu gezegenlerin birbiriyle irtibatlar\u0131, yani d&ouml;ng&uuml;leri, insano\u011flunun toplum ve k&uuml;lt&uuml;r i&ccedil;indeki evrimiyle, kolektif ya\u015fam ile ilgili de\u011fi\u015fimlerin, geli\u015fmelerin habercisidirler.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tBu gezegensel d&ouml;ng&uuml;lerden &ccedil;ok &ouml;nemli bir tanesi olan Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml; bizim neslimizin ya\u015fayaca\u011f\u0131 &ouml;nemli bir evrimsel d&ouml;nemecin e\u015fi\u011finde oldu\u011fumuzu i\u015faret etmekte, alarm zilleri &ccedil;almakta, &ouml;nemli de\u011fi\u015fim zamanlar\u0131n\u0131n yakla\u015fmakta oldu\u011funu haber vermektedir!<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t2010 y\u0131l\u0131 Haziran ay\u0131nda Uran&uuml;s&rsquo;&uuml;n Ko&ccedil; burcuna giri\u015f yapmas\u0131yla birlikte etkisini belirgin bir \u015fekilde g&ouml;stermeye ba\u015flayan bu d&ouml;ng&uuml; 24 Haziran 2012 tarihinde, yani bug&uuml;n Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesinin kesinle\u015fmesiyle birlikte ba\u015fl\u0131yor. 17 Mart 2015 tarihine kadar en etkin s&uuml;recinde olacak Uran&uuml;s ve Pl&uuml;ton&rsquo;un doksan derecelik a&ccedil;\u0131s\u0131 etkisini 2019 y\u0131l\u0131 ilkbahar\u0131na kadar g&ouml;sterecek. Bu iki gezegenin tam doksan derece konumuna gelece\u011fi tarihler \u015funlar olacak:<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t&nbsp;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t24 Haziran 2012<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t19 Eyl&uuml;l 2012<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t21 May\u0131s 2013<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t1 Kas\u0131m 2013<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t21 Nisan 2014<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t15 Aral\u0131k 2014<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; margin-left: 18pt; \">\n\t17 Mart 2015<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tDoksan derecelik kare a&ccedil;\u0131n\u0131n tam yedi kez kesinle\u015fiyor olmas\u0131 ve bu kadar uzun bir s&uuml;reyi etkiliyor olmas\u0131 &ccedil;ok ama &ccedil;ok s\u0131ra d\u0131\u015f\u0131! 2015 y\u0131l\u0131n\u0131n 17 Mart&rsquo;\u0131ndan sonra bu a&ccedil;\u0131 uzakla\u015f\u0131yor olacak, yani etkileri azal\u0131yor olacak. Bu \u015fartlarda en keskin d&ouml;nem 2012 ve 2015 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki &uuml;&ccedil; y\u0131ll\u0131k s&uuml;re&ccedil; olacak. Ama bu sert ikilinin, &ouml;nc&uuml; bur&ccedil;lar olan Ko&ccedil; ve O\u011flak&rsquo;tan kare a&ccedil;\u0131s\u0131n\u0131n etki tolerans\u0131 2019 y\u0131l\u0131n\u0131n Mart ay\u0131na kadar uzan\u0131yor&hellip;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tAyn\u0131 Ay-G&uuml;ne\u015f aras\u0131ndaki fazlar gibi ikili gezegen d&ouml;ng&uuml;lerinin de fazlar\u0131 vard\u0131r. Bu fazlar\u0131 yeniay, ilk d&ouml;rd&uuml;n, dolunay ve son d&ouml;rd&uuml;n olarak s\u0131ralayabiliriz. Uran&uuml;s ve Pl&uuml;ton aras\u0131nda olu\u015facak kare a&ccedil;\u0131 bu ikilinin ilk d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131na girdi\u011fini g&ouml;steriyor. \u0130lk d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131, yeniayda giri\u015filen i\u015flere sahip &ccedil;\u0131kma zaman\u0131d\u0131r. Hedeflere ula\u015fmak i&ccedil;in ama&ccedil; belirleme, yeni bir d&uuml;nya in\u015fa etme ve bunu da hemen yapma gereklili\u011fi vard\u0131r. Nas\u0131l kolektif bir d&uuml;zen kurulabilece\u011fi konusuna odaklanmal\u0131d\u0131r. Bu, adeta bir testten ge&ccedil;me d&ouml;nemidir. &nbsp;Bu s&uuml;rece huzursuzluk ve zorlanma hakimdir. M&uuml;cadeleli bir d&ouml;nemdir. Adeta hayatta kalma sava\u015f\u0131 verilmektedir. B&uuml;y&uuml;menin h\u0131zlanmas\u0131, bu fazdan sonra ba\u015flayacakt\u0131r. Bu hareketli s&uuml;re&ccedil;te, zaman\u0131n h\u0131zlanm\u0131\u015f g&ouml;z&uuml;kmesi normaldir. Uzun zamand\u0131r g&ouml;r&uuml;lmez bir \u015fekilde geli\u015fmekte olan bir \u015feylerin, fiziksel olarak ortaya &ccedil;\u0131kmaya ba\u015flamas\u0131 da, bu faz\u0131n &ouml;nemli &ouml;zelliklerindendir.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t\u015eimdi Uran&uuml;s ve Pl&uuml;ton&rsquo;un astrolojik &ouml;zelliklerini k\u0131yaslayarak, g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde doksan derecelik konumlanmalar\u0131n\u0131n ne anlama gelebilece\u011fini anlamaya &ccedil;al\u0131\u015fal\u0131m.&nbsp;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tPl&uuml;ton g&uuml;&ccedil; tutkunudur. Uran&uuml;s ise &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k a\u015f\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Pl&uuml;ton&rsquo;da bask\u0131 alt\u0131nda tutarak y&ouml;netme arzusu hakimdir. Her \u015feyi kontrol etmek ve g&uuml;c&uuml;n&uuml; kabul ettirmek i&ccedil;in gereken t&uuml;rl&uuml; entrika ve hilelere, ve g&uuml;&ccedil; g&ouml;sterisine kalk\u0131\u015fabilir. Uran&uuml;s ise ne y&ouml;netmeye, ne de y&ouml;netilmeye meyilli de\u011fildir; bireyseldir. Bask\u0131 alt\u0131nda isyan eder ve olu\u015fan bask\u0131y\u0131 ortadan kald\u0131rmak i&ccedil;in alternatif getirici yol arar. Ya\u015fam\u0131n\u0131 bo\u011fucu bir hakimiyet alt\u0131na alm\u0131\u015f etkilerinden, ki\u015fisel veya toplumsal esaretten kurtulma, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan etme arzusunu ta\u015f\u0131r. Pl&uuml;ton, geri d&ouml;n&uuml;lemez ad\u0131mlar atmakla, varolan yap\u0131lar\u0131 tamamen d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;rmekle ilgilidir. Kararl\u0131l\u0131k enerjisi ta\u015f\u0131r. Uran&uuml;s ise s&uuml;rekli y&ouml;n de\u011fi\u015ftirebilir. Kararl\u0131 ve d&uuml;zenli bir enerjisi yoktur. Pl&uuml;ton y\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r; ama ard\u0131ndan yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131c\u0131 &ouml;zelli\u011fi devreye girer. Uran&uuml;s ise sarsar, y\u0131kar ve ba\u015fka bir de\u011fi\u015fiklik yaratmak &uuml;zere yoluna devam eder. Yap\u0131land\u0131r\u0131c\u0131 bir &ouml;zelli\u011fi yoktur. Pl&uuml;ton&rsquo;un d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;c&uuml; etkisi daha uzun zamana yay\u0131l\u0131r ve derinlemesine n&uuml;fuz eder. Uran&uuml;s ise ani \u015foklarla ortaya &ccedil;\u0131kar; her \u015fey bir anda olup bitiverir. \u015eartlar\u0131n ani ve &ccedil;arp\u0131c\u0131 bi&ccedil;imde de\u011fi\u015fece\u011fine i\u015faret eder.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tPek tabii ki bu iki gezegenin benzer &ouml;zellikleri de olduk&ccedil;a fazlad\u0131r. Her ikisi de de\u011fi\u015fim arzusundad\u0131r. Var olan d&uuml;zenin de\u011fi\u015fimine, farkl\u0131 \u015fekillerde hizmet ederler. Bu ikisi bir araya geldi\u011finde, de\u011fi\u015fim ve d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m zaman\u0131 gelmi\u015f demektir. Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml; sosyal ve siyasi huzursuzluk g&ouml;stergesidir. Kitlesel hareketler ve fiziksel de\u011fi\u015fimler g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir \u015fekilde devrededir. Radikal siyasi programlar ortaya konulmas\u0131 potansiyeli g&uuml;&ccedil;l&uuml;d&uuml;r. Bu d&ouml;ng&uuml; geni\u015f ayaklanmalar\u0131n, yo\u011fun &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k hareketlerinin ve radikal k&uuml;lt&uuml;rel yeniliklerin, tarihin gidi\u015fat\u0131n\u0131 etkileyen, beklenmedik sars\u0131nt\u0131lar\u0131n i\u015faret&ccedil;isidir. Uran&uuml;s Pl&uuml;ton irtibatlar\u0131, kontrol alt\u0131na al\u0131namayan durumlar\u0131 g&ouml;sterir. \u0130htilal enerjisi kaosa d&ouml;n&uuml;\u015ferek y\u0131k\u0131lan \u015feyin ba\u015fka bir formda yeniden ortaya &ccedil;\u0131k\u0131\u015f\u0131na neden olabilirler! E\u011fer de\u011fi\u015fim engellenirse vah\u015fi ve a\u015f\u0131r\u0131 tepkili bir \u015fekilde geri d&ouml;nerek tarihi ki\u015filere bu durumdan yaralanma cesareti verirler. Bu \u015fekilde g&uuml;c&uuml; elinde tutanlar, otoriter kontrol&uuml; kolektif psi\u015fede somut hale getirirler.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t<strong>Dinsel Tabular\u0131n Y\u0131k\u0131lmas\u0131<\/strong><\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tUran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;lerinde radikal dini reformlar, dini otoriteye ve geleneklere kar\u015f\u0131 &ccedil;\u0131k\u0131\u015flar tarih boyunca g&ouml;r&uuml;lm&uuml;\u015ft&uuml;r. &Ouml;rne\u011fin Frans\u0131z Devrimi i&ccedil;in &quot;din kar\u015f\u0131t\u0131 devrim&quot; oldu\u011fu, devrimcilerin aristokrasinin yan\u0131nda din adamlar\u0131na kar\u015f\u0131 da b&uuml;y&uuml;k bir tasfiyeye giri\u015fmi\u015f olduklar\u0131 s&ouml;ylenmektedir. Kaynaklara g&ouml;re, Paris&rsquo;teki baz\u0131 kiliseler kapat\u0131lm\u0131\u015f, baz\u0131 Papazlar &ouml;ld&uuml;r&uuml;lm&uuml;\u015f, \u0130ncil&rsquo;in toplumsal alanlarda okunmas\u0131 yasaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Yine &ouml;rne\u011fin 23. Papa John beklenmedik reformist bir hareketle 1962&rsquo;de \u0130kinci Vatikan Konseyi&rsquo;ni toplam\u0131\u015f ve di\u011fer H\u0131ristiyan mezhepleri ve &ouml;zellikle de di\u011fer dinlere kar\u015f\u0131 o zamana kadar g&ouml;r&uuml;lmemi\u015f bir a&ccedil;\u0131l\u0131ma &ouml;nayak olmu\u015ftur. Papa John&rsquo;un bu konseyi toplamakla ama&ccedil;lad\u0131\u011f\u0131 \u015fey asl\u0131nda Kilise&#39;yi g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ta\u015f\u0131mak ve onu, &ccedil;a\u011fda\u015f misyonunu yerine getirmede daha etkili hale getirmekti. May\u0131s 2008&rsquo;de Vatikan Rasathanesinin yapt\u0131\u011f\u0131 a&ccedil;\u0131klama da yakla\u015fmakta olan Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n bir i\u015faret&ccedil;isiydi ve Sat&uuml;rn-Uran&uuml;s kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n dahilinde kal\u0131yordu. Her ko\u015fulda, &ouml;nemli bir de\u011fi\u015fim, hatta d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m s&ouml;z konusuydu. 14 May\u0131s 2008&rsquo;de Vatikan Rasathanesi, &quot;uzayl\u0131lar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inanman\u0131n inanca ters d&uuml;\u015fmedi\u011fini&quot; ifade etti. Rasathane m&uuml;d&uuml;r&uuml; bilim adam\u0131 Jose Gabriel Funes, L&#39;Osservatore, Romano gazetesine yapt\u0131\u011f\u0131 a&ccedil;\u0131klamada, evrenin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml;n, D&uuml;nya&#39;n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka ya\u015fam t&uuml;rlerinin olabilece\u011fi ihtimalinin bulundu\u011fu anlam\u0131na geldi\u011fini s&ouml;yledi. Bunu d&uuml;\u015f&uuml;nmenin inanca ters d&uuml;\u015fmedi\u011fini, &ccedil;&uuml;nk&uuml; uzayl\u0131lar\u0131n da Tanr\u0131&#39;n\u0131n yaratt\u0131klar\u0131 oldu\u011funu belirten Arjantinli Funes, &quot;uzayl\u0131lar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u0131\u015flaman\u0131n, Tanr\u0131&#39;n\u0131n yaratma &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml;n&uuml; s\u0131n\u0131rlamak olaca\u011f\u0131&quot; \u015feklinde de\u011ferlendirdi.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t<strong>Cinsel Dejenerasyon<\/strong><\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tUran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;lerinin bir dikkat &ccedil;eken yan\u0131 da cinselli\u011fin &ouml;n plana &ccedil;\u0131kmas\u0131d\u0131r. Bu d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n de gere\u011fi olarak cinsel &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler de vurgulan\u0131r. 1960&rsquo;larda kullan\u0131lmaya ba\u015flayan do\u011fum kontrol haplar\u0131 buna bir &ouml;rnek olu\u015fturabilir. Bu y\u0131llardan itibaren fl&ouml;rtlere ve evlilik &ouml;ncesi cinsel ili\u015fkilere normal bak\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015f, kad\u0131n ve erkekler sosyal &ccedil;evre k\u0131s\u0131tlamalar\u0131ndan &ouml;zg&uuml;rle\u015fme yolunda &ouml;nemli yol kat etmi\u015flerdir. Bu y&uuml;zden bu d&ouml;ng&uuml;ye cinsellik konusunda da devrim getiren bir d&ouml;ng&uuml; olarak bak\u0131labilir. Do\u011fum kontrol y&ouml;ntemlerinin kullan\u0131m\u0131 ile birlikte kad\u0131nlar kariyer aray\u0131\u015f\u0131 ve evlilik aras\u0131nda yeni bir se&ccedil;im &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011f&uuml; sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Evliliklerde de tabular y\u0131k\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bo\u015fanmalar eskisine nazaran &ccedil;ok daha normal g&ouml;r&uuml;lmeye ba\u015flanm\u0131\u015f, bu y&uuml;zden bo\u015fanmalarda &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de art\u0131\u015flar g&ouml;r&uuml;lm&uuml;\u015ft&uuml;r. Rock m&uuml;zikali Hair sahneye &ccedil;\u0131plakl\u0131\u011f\u0131 getirmi\u015fti. M&uuml;zikal 17 Kas\u0131m 1967&rsquo;de ilk sahnelendi\u011finde, Vietnam Sava\u015f\u0131, ku\u015fak &ccedil;at\u0131\u015fmas\u0131, organize din, K\u0131z\u0131lderililere yap\u0131lan muamele, \u0131rk&ccedil;\u0131l\u0131k, &ccedil;evre kirlili\u011fine, k\u0131sacas\u0131 Bat\u0131&#39;da k&ouml;t&uuml; olan her \u015feye ba\u015fkald\u0131r\u0131yordu. Hair bunlar\u0131n yerine cinsel &ouml;zg&uuml;rl&uuml;\u011fe, mast&uuml;rbasyona ve LSD&#39;ye inanan bir toplum modeli sunuyordu. 1968 y\u0131l\u0131nda John Lennon ve e\u015fi Yoko&rsquo;nun &ccedil;\u0131plak poz vermesi kar\u015f\u0131s\u0131nda insanlar \u015fok olmu\u015flard\u0131. John ve Yoko, 27 Mart 1969&rsquo;da, \u015fiddeti protesto etmek i&ccedil;in bir haftal\u0131k tatillerini Amsterdam Hilton&rsquo;da yatakta ge&ccedil;irmi\u015flerdi. Amerika&rsquo;da her &ccedil;e\u015fit cinsel serbestli\u011fi getiren &ldquo;Seks Devrimi&rdquo; ya\u015fan\u0131yordu adeta. Kuzey Avrupa&#39;da da seks devrimi ya\u015fanmakta ve &ccedil;\u0131plaklar kamp\u0131, a&ccedil;\u0131k evlilik, &ouml;zg&uuml;r cinsel ili\u015fki kavramlar\u0131 insanlar\u0131n hayatlar\u0131na h\u0131zla giriyordu. O y\u0131llarda &ldquo;Seks Devrimi&rdquo; ya\u015fayan neslin &ccedil;ocuklar\u0131, bug&uuml;n ba\u015fka bir devrim ya\u015f\u0131yor. Buna &ldquo;Aseks&uuml;el Devrim&rdquo; deniyor. Hayat\u0131nda seks olmadan ya\u015famay\u0131 tercih eden insanlar\u0131n say\u0131s\u0131 d&uuml;nyada giderek art\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t<strong>Tarihte Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton D&ouml;ng&uuml;leri<\/strong><\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tGe&ccedil;ti\u011fimiz y&uuml;zy\u0131lda Uran&uuml;s ve Pl&uuml;ton&rsquo;un kar\u015f\u0131t a&ccedil;\u0131 yapt\u0131klar\u0131 dolunay faz\u0131 1901-1905 y\u0131llar\u0131 aras\u0131n\u0131, kare a&ccedil;\u0131 yapt\u0131klar\u0131 son d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131 1932-1936 y\u0131llar\u0131 aras\u0131n\u0131, kavu\u015fum yapt\u0131klar\u0131 yeniay faz\u0131 da 1965-1969 y\u0131llar\u0131 aras\u0131n\u0131 etkilemi\u015f g&ouml;z&uuml;k&uuml;yor. Yani 20. y&uuml;zy\u0131lda ya\u015fanm\u0131\u015f bir son d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131 yok. Bu y&uuml;zden bir &ouml;nceki y&uuml;zy\u0131la, 1873-1878 y\u0131llar\u0131 aras\u0131na y&ouml;nelece\u011fim. Ama, bir &ouml;nceki y&uuml;zy\u0131lda ya\u015fanan Birinci Sanayi Devrimi&rsquo;nin ba\u015flang\u0131&ccedil; d&ouml;nemini etkileyen Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesine, bu ikisinin son d&ouml;rd&uuml;n fazlar\u0131na de\u011finmeden ge&ccedil;emeyece\u011fim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n geldi\u011fimiz noktan\u0131n temelinde, o d&ouml;nemlerde yap\u0131lan ba\u015flang\u0131&ccedil;lar yat\u0131yor ve Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n karakteristik &ouml;zelliklerini belirgin bir bi&ccedil;imde ta\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t<strong>Sanayi Devrimi<\/strong><\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tSanayi Devrimi, en iyi bilinen tek unsuru olan g&uuml;&ccedil;le &ccedil;al\u0131\u015fan makinelerin ke\u015ffinden, &ccedil;ok daha kapsaml\u0131 olan teknolojik ve &ouml;rg&uuml;tsel bir de\u011fi\u015fiklikler dizisini tan\u0131mlamak i&ccedil;in kullan\u0131lan geni\u015f kapsaml\u0131 bir terimdir. 1750-1850 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda geli\u015fen Birinci Sanayi Devrimi, liberalizmin olu\u015fup yerle\u015fmesini sa\u011flayacak yap\u0131sal ve d&uuml;\u015f&uuml;nsel de\u011fi\u015fimlerin temelleri &uuml;zerinde ve do\u011frultusunda geli\u015fmi\u015ftir. D&uuml;nya sisteminin inan\u0131lmaz bir d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m ge&ccedil;irdi\u011fi bu d&ouml;nem genellikle &ldquo;Devrimler &Ccedil;a\u011f\u0131&rdquo; olarak bilinir ve bu &ccedil;a\u011f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda 1750&rsquo;li y\u0131llar vard\u0131r. D&uuml;nyan\u0131n entegrasyona u\u011frad\u0131\u011f\u0131 ve d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;m ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 Frans\u0131z, \u0130ngiliz ve Amerikan devrimlerinin temelinde, 1750&rsquo;li y\u0131llarda ya\u015fanmaya ba\u015flayan geli\u015fmeler yatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tBirinci Sanayi Devrimi, ilk kez d\u0131\u015f ticaretin olduk&ccedil;a geli\u015fip sermaye birikiminin h\u0131zland\u0131\u011f\u0131, teknik icatlar\u0131n ve yeni ekonomik bulu\u015flar\u0131n do\u011frultusunda &uuml;retime makineyi, motoru ve organizasyonu uygulayan \u0130ngiltere&rsquo;de g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. \u0130ngiliz ekonomisinde ba\u015flayan k&ouml;kl&uuml; de\u011fi\u015fim, sonralar\u0131 Fransa ve Bat\u0131 Avrupa&rsquo;dan Amerika&rsquo;ya yay\u0131ld\u0131. 1750&rsquo;lerden ba\u015flayarak, fabrika sistemiyle &uuml;retim, a\u015fama a\u015fama Bat\u0131 sanayisinde hakimiyet kurmu\u015f, sistemin i\u015fyeri ili\u015fkilerine &ouml;nemli bir boyut kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fyerini evden fabrikaya ta\u015f\u0131yarak, &ccedil;ok daha &ouml;nemli bir toplumsal de\u011fi\u015fikli\u011fe ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Teknik alanda icatlar h\u0131zla artmaya, uluslar aras\u0131 ticaret h\u0131z kazanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ula\u015f\u0131m, ta\u015f\u0131ma, pazarlama altyap\u0131lar\u0131 olu\u015fturulmu\u015ftur. Piyasalar\u0131n ve ekonominin b&uuml;t&uuml;nsel bir a\u011f ile &ouml;r&uuml;lmesi yolunda h\u0131zl\u0131 ad\u0131mlar at\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. O y\u0131llarda, sanayile\u015fmenin gereklili\u011fini anlayan &uuml;lkeler teknolojik geli\u015fmelerden ve seri &uuml;retimden faydalanm\u0131\u015f, sanayi ile birlikte s&uuml;rekli geli\u015fmi\u015ftir. Bu geli\u015fimin d\u0131\u015f\u0131nda kalan &uuml;lkeler ise bug&uuml;n bile geli\u015fen teknolojiyi yakalamaya &ccedil;al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, kalk\u0131nmay\u0131 ve sanayile\u015fmeyi yakalayan &uuml;lkeler, geli\u015fmemi\u015f &uuml;lkeler &uuml;zerinde s&ouml;z sahibi olmu\u015ftur (Pl&uuml;ton). Sanayi devrimi d&uuml;nyaya insan g&uuml;c&uuml;ne alternatif getiren (Uran&uuml;s) ba\u015fka bir g&uuml;c&uuml;, &ldquo;Enerji&rdquo; g&uuml;c&uuml;n&uuml; tan\u0131tm\u0131\u015ft\u0131r. Sanayi ile birlikte ba\u015flayan g&uuml;&ccedil; kavgas\u0131 (Pl&uuml;ton), sanayinin can damar\u0131 olan enerjiyi elinde tutma sava\u015f\u0131na d&ouml;n&uuml;\u015fm&uuml;\u015ft&uuml;r. Enerji kaynaklar\u0131n\u0131 elde etmek isteyen geli\u015fmi\u015f &uuml;lkeler, bu do\u011fal kaynaklara sahip olan az geli\u015fmi\u015f &uuml;lkeler &uuml;zerinde oyunlar oynamaya (Pl&uuml;ton) devam etmektedir. Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesinin ilk d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131nda ger&ccedil;ekle\u015fen bu devrim sayesinde, bug&uuml;n&uuml;n teknolojik seviyesine gelinmesinde &ccedil;ok &ouml;nem ta\u015f\u0131yan ad\u0131mlar at\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton&rsquo;un, kavu\u015fum yaparak yeni bir faz\u0131 ba\u015flatt\u0131klar\u0131 1850&rsquo;li y\u0131llardan itibaren, yepyeni y&ouml;ntemlerin devreye girmeye ba\u015flamas\u0131yla, yeni bir a\u015famaya girilmi\u015ftir. Bu iki gezegenin altm\u0131\u015f derecelik a&ccedil;\u0131sal irtibat kurdu\u011fu 1870&rsquo;li y\u0131llardan itibaren, &ccedil;elik &uuml;retim y&ouml;ntemlerinin geli\u015ftirildi\u011fi, elektrik, i&ccedil;ten patlamal\u0131 motorlar, Atlantik-&ouml;tesi telgraf, radyo vs. gibi bulu\u015flar\u0131n ortaya &ccedil;\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u0130kinci Sanayi D&ouml;nemi&rsquo;ne girilmi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tYeni enerji kaynaklar\u0131na y&ouml;nelece\u011fimiz bir s&uuml;rece do\u011fru h\u0131zla ilerliyoruz. Bunu &ouml;zellikle de Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesinin etkinle\u015fmeye ba\u015flayaca\u011f\u0131 2010 y\u0131l\u0131ndan itibaren &ccedil;ok daha belirgin bir \u015fekilde idrak etmeye ba\u015flayaca\u011f\u0131z. \u015e&uuml;phesiz, ge&ccedil;mi\u015fte oldu\u011fu gibi, yine g&uuml;c&uuml; elinde tutmak isteyen z&uuml;mreler &ccedil;\u0131kacakt\u0131r. Bu y&uuml;zden ilerledi\u011fimiz s&uuml;re&ccedil;te &ldquo;Enerji Sava\u015flar\u0131&rdquo; bekliyor olmam\u0131z hi&ccedil; de abart\u0131l\u0131 bir &ouml;ng&ouml;r&uuml; olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tBirinci Sanayi Devrimi&rsquo;yle ba\u015flayan, \u0130kinci Sanayi Devrimi&rsquo;yle geli\u015fen, baz\u0131lar\u0131na g&ouml;re \u0130kinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda teknolojide g&ouml;r&uuml;len \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bulu\u015flar\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131 &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; Sanayi Devrimi&rsquo;yle devam eden s&uuml;re&ccedil;te, teknolojik rahatl\u0131k ve bilimsel ilerlemeler a&ccedil;\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, gelinen bu s&ouml;zde &ldquo;Muhte\u015fem&rdquo; noktadan memnun olabiliriz. Ama bu s&uuml;recin beraberinde getirdi\u011fi \u015feyleri de g&ouml;rmezden gelemeyiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar, insanl\u0131\u011f\u0131n &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde bir bedel &ouml;demesine de yol a&ccedil;acakt\u0131r. Asl\u0131nda, ekolojik dengeyi bozmam\u0131z\u0131n olumsuz geri d&ouml;n&uuml;\u015flerini g&ouml;rmeye ba\u015flad\u0131k bile. Atmosfere karbon sal\u0131m\u0131 y&uuml;z&uuml;nden, zaten d&uuml;nyada belli periyotlarda ya\u015fanm\u0131\u015f iklim de\u011fi\u015fikli\u011fini h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015f durumday\u0131z. Baz\u0131 uzmanlar, iklim de\u011fi\u015fikli\u011finin bir&ccedil;ok sonucunun art\u0131k &quot;d&uuml;zeltilemez&quot; noktada oldu\u011funu (Pl&uuml;ton), k&uuml;resel \u0131s\u0131nman\u0131n &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bin y\u0131la kadar giderilmesinin m&uuml;mk&uuml;n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtiyorlar. Atmosferde bulunan karbondioksit ve sera gazlar\u0131n\u0131n nispetlerindeki de\u011fi\u015fiklikler, iklim de\u011fi\u015fikliklerinin de (Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesi) en &ouml;nemli sebepleri aras\u0131nda say\u0131l\u0131yor. Bunlar\u0131n oranlar\u0131nda 1750&rsquo;li y\u0131llarda ba\u015flayan Sanayi Devrimi&rsquo;nden bu yana b&uuml;y&uuml;k art\u0131\u015f oldu\u011funun alt\u0131 &ccedil;iziliyor.<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tBir sonraki yaz\u0131mda Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton karesinin ilk d&ouml;rd&uuml;n faz\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 yak\u0131n ge&ccedil;mi\u015fte tarihte nas\u0131l geli\u015fmeler ya\u015fanm\u0131\u015f oldu\u011funa odaklanaca\u011f\u0131m&hellip;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tDevam edecek&hellip;<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t&Ouml;ner D&Ouml;\u015eER<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\t24 Haziran 2012<\/p>\n<p style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial; \">\n\tASTROLOJ\u0130 OKULU, Caddebostan<\/p>\n<p><\/p>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<div class=\"pvc_clear\"><\/div>\n<p id=\"pvc_stats_5875\" class=\"pvc_stats \" data-element-id=\"5875\"><i class=\"fa fa-bar-chart pvc-stats-icon large\" aria-hidden=\"true\"><\/i> <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/astrolojiokulu.com\/wp-content\/plugins\/page-views-count\/ajax-loader.gif\" border=0 \/><\/p>\n<div class=\"pvc_clear\"><\/div>\n<p>&nbsp; &Ccedil;ok &ouml;nemli bir astrolojik d&ouml;ng&uuml;ye \u015fahit oluyoruz. Uran&uuml;s-Pl&uuml;ton d&ouml;ng&uuml;s&uuml; bug&uuml;n itibariyle ba\u015fl\u0131yor. Bizim neslimiz a&ccedil;\u0131s\u0131ndan &ccedil;ok &ouml;nem ta\u015f\u0131yan bu d&ouml;ng&uuml;y&uuml; tarihsel perspektiften ele alarak i\u015fleyece\u011fim. B&ouml;ylelikle hem yak\u0131n gelecekte bizleri bekleyen &ouml;nemli de\u011fi\u015fimleri anlatmaya ve hem de tarihle birlikte &ccedil;al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda astrolojinin zaman\u0131n kalitesini ve ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ne kadar da g&uuml;zel [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[],"tags":[],"class_list":["post-5875","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry"],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5875","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=5875"}],"version-history":[{"count":0,"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/5875\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5875"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=5875"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/astrolojiokulu.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=5875"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}