Big Bang Deneyi ve Satürn Uranüs Karşıtlığı

 

Astrolojideki gezegen sembolleri, insanoğlunun deneyimleri içindeki arketipsel fonksiyonları gösterir. Her gezegenin farklı bir düzeyde anlamı vardır. Dış gezegenler olarak adlandırdığımız Mars, Jüpiter, Satürn ve jenerasyon gezegenleri olarak adlandırdığımız Uranüs, Neptün ve Plüton’un birbirleriyle irtibatları dikkatle gözlemlenir. Özellikle de Satürn, Uranüs ve Plüton’un döngüleri çok önemlidir. Bu üç gezegenin hareketleri, ikili döngüler halinde gerçekleşir: Satürn-Uranüs, Satürn-Plüton ve Uranüs-Plüton. Bu gezegenlerin birbiriyle irtibatları, yani döngüleri insanoğlunun toplum ve kültür içindeki evrimiyle, yani kolektif yaşam ile ilgili değişimlerin, gelişmelerin habercisidirler. Bu döngüler yarım yüzyılda bir meydana gelirler ve önemli değişim, gelişim zamanlarını gösterirler. Bu döngüler en son 1960’larda gerçekleştiler ve şimdi de içine girmekte olduğumuz dönemde ve 2010’larda tekrar edecekler.

 

Öncelikle “döngüler” demekle neyi kast ettiğimizi izah edelim. İki gezegenin birlikte döngüsü şu şekilde işler: iki gezegeni Zodyak’ın aynı derecesinde, bir arada düşünün. Bir gezegen diğerinden daha hızlı ilerleyeceğinden bu iki gezegen bir süre sonra birbirlerine göre belli bir pozisyona gelecekler, açı yapacaklardır. 360 derecelik daire içerisinde yapacakları pek çok açı olacaktır ama astrolojik olarak bunlardan en önemlileri kare (90 derece) ve karşıtlıktır (180 derece). Bir süre sonra, hızlı ilerleyen gezegen diğerini yakalayacak ve aynı döngü yeniden tekrarlanacaktır. Bunu Güneş ile Ay arasındaki döngüye benzetebiliriz. Ay Güneş’ten hızlı hareket eder. Ay Güneş döngüsü yeniay ile başlar. Yeniay, bu faz ikisinin aynı Zodyak derecesinde olduğu, kavuşum yaptığı anda başlar. Ardından, Ay daha hızlı ilerleyerek Güneş’e göre 90 derecelik pozisyona varır. Başlangıçtan yaklaşık 7 gün geçmiştir. Bu ilk dördün fazıdır. Ardından, Ay Güneş’e göre 180 derecelik pozisyona varır. Başlangıçtan yaklaşık 14 gün geçmiştir. Bu dolunay fazıdır. Ardından, Ay daha hızlı ilerleyerek Güneş’e göre 270 derecelik (küçülen 90) pozisyona varır. Başlangıçtan yaklaşık 21 gün geçmiştir. Bu son dördün fazıdır. Nihayet Ay tekrar Güneş’in bulunduğu dereceye varır. Böylelikle Güneş’in etrafında 360 derecelik turunu tamamlamış olur ve tekrar Güneş ile kavuşarak yeniay fazını başlatır. Aynı şeyi tüm diğer gezegenler için de düşünebiliriz. Hızlı hareket eden, kendisinden daha ağır hareket edene göre çeşitli açısal pozisyonlara gelerek onunla bir döngü oluşturur. Bunu bir saatin akrep ve yelkovanına benzetebiliriz. Gezegenlerin döngüleri de, aynı kolumuzdaki saat gibi, son derece kullanışlı bir zamanlama aracıdır.

 

Satürn Uranüs Karşıtlığı (4 kasım 2008 – 26 temmuz 2010)

 

2008 sonbaharıyla birlikte, çok önemli zamanlara giriyoruz. Ardı ardına gerçekleşecek olan Satürn, Uranüs ve Plüton döngüleri, insanlığın önemli sıçramalar yapacağını gösteriyor. İlk olarak Uranüs Satürn karşıtlığı yaşayacağız. Bu karşıtlık 4 kasım 2008’de kesinleşiyor. Bu tarihin tam da Amerikan Başkanlık Seçimleri’ne denk geliyor olması bir tesadüf değil tabii ki. Pek çok şeyin değişmeye başlayacağı bir tarih olmasının önemini bize Uranüs Satürn karşıtlığı gösteriyor. Satürn ve Uranüs kutupsaldır. Satürn otoriteyi ve geleneği, yaşlı ve kurulu düzeni, statükoyu, hiyerarşiyi ifade eder. Uranüs ise geleneklere karşı çıkan, kurulu düzeni hatalı ve gerici gören, büyük değişimler vaat eden, isyankar, statükoya ve hiyerarşiye karşı çıkan bir enerjiyi ifade eder. Bu iki gezegenin tanımları John MCCain ve Barack Obama’yı tarif etmiyor mu ne dersiniz? Satürn yaşlılık (MCCain) Uranüs gençlik (Obama) ile bağdaştırılır. Satürn gelenekçilik (MCCain) ve Uranüs ile yenilikçilik (Obama) ile ilişkilendirilir. Seçimlerde Amerikan halkı bu kutupsallığın içinde kalacak belli ki. Ya gelenekçiliğe, ya da yenilikçiliğe oy vererek, 1968’deki ile aynı ya da tamamen farklı bir noktaya varacaklar. 1968 yılında yine benzer bir Satürn-Uranüs karşıtlığı söz konusu iken Başkan Nixon seçimleri kazanmıştı. Seçmenler, kendini “sessiz çoğunluğun” değerlerini korumaya adayan bir Cumhuriyetçi lehine oy kullanarak radikal bir kültürel değişimi reddetmişlerdi. Kişisel olarak bu kez seçimlerde zaferin, ulusun düzenini yeniden kurmayı vaat eden adayın olacağını düşünüyorum: Barack Obama!

 

Büyük Patlama (Big Bang)

 

10 Eylül'de Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yapılacak büyük patlama deneyinde, Evrenin oluşumundaki (Satürn) sırları ortaya çıkarması (Uranüs) hedefleniyor. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) isimli parçacık hızlandırıcısında, atom çekirdeğindeki protonlar çok yüksek enerjiyle çarpıştırılacak (Satürn Uranüs karşıtlığı). Şimdiye kadar inşa edilen (Satürn) en büyük ve en yüksek enerjili parçacık hızlandırıcısı olan LHC'deki (Uranüs) çarpışma sonucunda ortaya çıkacak parçacıkların evrenin işleyişindeki (Satürn) rolleri incelenecek. LHC'de protonlar, tünelin çevresine de yerleştirilen süper iletken mıknatıs parçaları tarafından yönlendirilecek. Böylece zıt yönlerde dönen iki proton ışını üretilecek (Satürn Uranüs zıtlığı). Bilim dünyası, çarpışmalar sonunda şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni parçacıkların açığa çıkmasını bekliyor. Deney, evrenin başlangıcını oluşturan "Büyük Patlama" dan (Big Bang) sonra ortaya çıkan büyük enerji yoğunluğunu tekrar yaratarak parçacıkların yine ortaya çıkmasını sağlayacak. Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve parçacıklara kütle özelliği veren "Higgs" parçacığı da gözlemlenebilecek.

 

Deneyin kanser tedavisinde çığır açacağı, Grid teknolojisi sayesinde hücrelerdeki kanserli tümörlerin (Satürn) tespit edilip yok edilmesinin (Uranüs karşıtlığı) çok kolaylaşacağı belirtiliyor. CERN'in küresel ısınma ile mücadelede de önemli katkılar sunacağı ve nükleer atıkların (Uranüs) yok edilmesinde güvenli bir sistemin oluşturulmasına yardım edeceği vurgulanıyor. CERN yardımıyla, radyoaktif maddeler içeren nükleer atıkların (Uranüs) içindeki protonlar ateşlenecek ve nötronlar bloke edilerek nükleer atıktaki radyoaktif madde, insanlar için zararsız hale getirilecek.

 

Haberin detayı için aşağıdaki linke tıklayınız.

 

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=96157&cat=210&dt=2008/09/08

 

İlave (10 Eylül 2008)

 

Bugün Milliyet gazetesinde Türk Fizik Derneği Genel Başkanı İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Baki Akkuş ile yapılan röportajda bu konu hakkında astrolojik takvimle örtüşen ilginç cümleler okudum ve yazıma ilave etmek istedim. Akkuş bu deneyler sonucunda teknolojik devrim yaşanacağını söylüyor, ki bu yorum zaten Satürn-Uranüs döngüsünün önemli özelliklerinden biri. Akkuş şöyle diyor:

 

"Fizik kanunları değişebilir, gelişebilir veya yeni kanunlar ortaya çıkabilir. Hatta birçok yeni parçacıkların da ortaya çıkması bekleniyor. Önce en küçük parça olarak atomları biliyorduk. Sonra çekirdeği bulundu. Sonra çekirdeğin içinde nötron, protonların var olduğunu öğrendik. Bilimsel merak bu kez de proton ve nötronların içinde kuarklar ve gluonların var olduğunu buldu. Şimdi onların içinde de neler olduğu ortaya çıkabilir. Bilgisayar, elektronik, nanoteknoloji, süperiletkenler, yeni malzemelerin geliştirilmesi, enerji teknolojisi, savunma ve uzay sanayiinde çok büyük teknolojik gelişmelere yol açacak."

 

Akkuş'a göre çarpışma olayı, tahminlere göre önümüzdeki ekim veya kasım ayında gerçekleşecek. "Yarın (bugün) LHC’nin içine 100 milyar civarında proton içeren bir paket verilecek ve hızlandırılmaya başlanacak. Bu protonlar saat ibresi yönünde döndürülerek hızlandırılmaya başlanacak. 1 veya 2 ay sonra eğer şartlar uygunsa bu sefer, başka bir proton paketi bu kez saat ibresinin tam tersi yönde LHC’ye verilecek ve hızlandırma işlemi devam edecek. Teknik olarak şartlar uygunsa çarpışma işlemi gerçekleştirilecek. Yani çarpışma olayı tahminlere göre önümüzdeki ekim veya kasım ayında gerçekleşecek."

 

Biz de astrolojik olarak çok iyi biliyoruz ki Satürn-Uranüs karşıtlığı 4 kasımda kesinleşiyor. Bu şartlarda muhtemelen çarpışma bu tarih civarındaki günlerde gerçekleşebilir.

 

Akkuş, bulgulara ulaşılmasının ne kadar süreceği konusunda şöyle diyor: "Maddeye kütle kazandıran “Higgs parçacığı”nın bulunmasının 2 yıllık bir süre alacağı tahmin ediliyor."

 

Satürn-Uranüs karşıtlığı yaklaşık iki yıl sonra 26 temmuz 2010'da yakın dönem için son kez tam açıya ulaşacak.

 

Haberin detayları için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz…

 

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=yasam&ArticleID=989087&Date=10.09.2008&b=Evrenin%20sirri%20cozulecek,%20teknolojik%20devrim%20yasanacak&ver=24

 

Zıt Kardeşler

 

Astrolojide Satürn yavaş, tedbirli ve değişime karşı dirençlidir. Güven duyulan şeylere önem verilir, yenilikçilik şüphe ile karşılanır. Bu yüzden Satürn bilim dünyası ile bağdaştırılır. Gerçi bilimler hem Uranüs hem de Satürn doğasında özellikler taşır ve bilim dünyası daha çok Satürnyendir. Çünkü Satürn “şüphecilik” ile “deney ve ispat” ile ilişkilidir. Satürn ütopik olanın değil (bu Uranüs’ün temsil ettiği bir kavramdır), reel ve dünyevi olanın peşindedir. Realite yapıdır, Satürn de öyle. Realite kısıtlamadır, Satürn de öyle. Realiteyi anladığımız şeklinde koruyan bu enerjidir. Evrensel anlamda “sınırlar” Satürn ile bağdaştırılır. Satürn kuralları koyar, sınırları belirler, yapıyı oluşturur ve oyunun doğasını tanımlar. Bazen insanoğlunun oyunun kurallarını çiğnemesinin bedeli büyüktür ve yıllarca acı verecek kadar yıpratıcı sonuçları olabilir. Astrolojide “kuralları çiğnemek” ya da “sınırları aşmak” denilince aklımıza hemen Uranüs gelir.  

 

Uranüs beklenmedik şeyleri ifade eder, şoklar ve devrimlerle değişimi beraberinde getirir. Astrologlar Uranüs’ü elektronik, bilgisayar, havacılık gibi yenilikçi teknolojilerle ve dünyamıza radikal değişimler getiren kimya, fizik, matematik gibi tüm bilimlerle, metafizikle uğraşanlarla, teknisyenlerle  bağdaştırmaktadır. Bu bağlamda, Uranyen konularla ilgili bilim adamlarıyla da ilişkilendirebiliriz. Uranüs’ün yönettiği metaller: Platin, alüminyum, uranyum, radyumdur. Radyoaktif elementler ve nükleer enerji ile de ilişkilendirilir. CERN yardımıyla, radyoaktif maddeler içeren nükleer atıkların içindeki protonlar ateşlenecek. Bu şartlarda Uranüs’ün işin içerisinde olduğuna şaşırmamalı!

 

Bu iki gezegenin özellikleri tam bir zıtlık oluşturur:

 

•         Satürn: düzenli ve kurallı, kasvetli.

•         Uranüs: düzensiz, kuralsız, heyecanlı, yenilikçi

•         Satürn: yavaş, sakin, beklenen, ne olup bittiğini anlayabileceğimiz, yapılandırıcı

•         Uranüs: hızlı, şiddetli, beklenmedik, yıkıcı, ne olduğunu anlayamadığımız, sarsıcı

•         Satürn: katı, somutçu

•         Uranüs: esnek ve değişken, soyut

•         Satürn: statükocu, bir noktada durmaya sebep olur

•         Uranüs: baş edebildiğinde, yaşam boyu gelişmeye devam etme 

 

 

Karşıt konumdaki gezegenlerin enerjileri birbirlerine fazlasıyla zıt olması diğer karşıtlıklara göre daha zorlaştırıcı bir durumdur. İşte Satürn-Uranüs karşıtlığında, durum tam da böyledir. Ama şunu da unutmamalıdır ki hangi enerjiler karşıt durumda olursa olsun, dengesizlik ve çatışma yoluyla da olsa değişimi beraberinde getirirler.

 

Satürn Uranüs karşıtlığı realite olarak görülen kalıpların yıkılmaya başlayacağı, insanoğlunun aydınlanmasını tetikleyecek, bilinç düzeyini yükseltecek gelişmelerin ortaya çıkacağı zamanlarda olduğumuzu gösteriyor. Önümüzdeki iki yıl boyunca insanoğlu, özellikle bilim dünyasında yaşanacak gelişmelerle varoluşunun nasıllığını ve evrendeki yerini idrak edebilmek için tüm sınırlarını zorlayacak. Bilim ve teknik alanında önemli gelişmelerin yaşanacağı, eskimiş ve bilindik kalıpların yıkılacağı bir sürece doğru ilerliyoruz.

 

15 eylülde Balık burcunun 22. derecesinde gerçekleşecek dolunay Uranüs ile birleşiyor. Dolunayların etkisi birkaç gün öncesinden kendisini belli etmeye başlayacak. Kısacası bu Uranüsyen dolunay, bu önemli deneyin yapılacağı zamanları da içeriyor. Uranüs’ün şok eden ve negatif anlamda da beklenmeyeni ortaya çıkaran özellikleri olduğunu unutmamak gerekir. Uranüs kaza, yaralanma ya da doğal felaketler sonucu ölümlere de işaret edebilir. Bu yüzden pek çok bilim adamlarının (Satürn) endişelerine katılmamak elde değil. Deneyin yapılacağı gün çok sert açılar gözükmüyor, ama Güneş Satürn’den aldığı açıyı Uranüs’e taşıyacak ve bu transfer karşıt açı ile olacak. Karşıt açı ile transferler zorlayıcıdır ve bunu bir olay anı haritası olarak görürsek, neticeleri birkaç gün içerisinde kendisini gösterecektir. Ama uzun vadede, Satürn Uranüs karşıtlığının 22 derece Balık Başak eksenini tetikleyeceği tarihler bu deneyin sonuçları açısından büyük önem taşıyacak. Bu tarihler 2009 yılı içerisinde yoğunluk tutuyor. Umarım deney esnasında ve sonrasında her şey yolunda gider ve bu deney sayesinde pek çok şey öğreniriz; ama bu öğreneceklerimiz bize pahalıya malolmaz!

 

Öner Döşer, A.M.A.

9 Eylül 2008 Salı

Caddebostan