Ev Sistemleri

 

Okuyacağınız yazı Aralık ayında Epsilon Yayınevi'nden piyasaya çıkacak olan "Alimlerin Astrolojisi" kitabımdam alıntıdır.

 

"Evler konusu, belki de astrolojinin en problemli ve üstünde tartışılan konusudur. Kadrant ve kadrant olmayan birçok ev sistemi kullanılagelmiştir şimdiye kadar. M.Ö. 2. yüzyıl öncesinde herhangi bir ev sistemi yoktu. “Whole Sign” belki de bilinen en eski ev sistemidir. Helenistik dönemden gelmektedir. Ptolemy ve Antik Yunanlılar bu sistemi kullandılar. Ortaçağ döneminde Bonatti de bu ev sistemini kullanmıştır. Kadrant ev sistemlerinin henüz geliştirilmediği dönemlerde burçlar, evler olarak anılıyordu. Bu yüzden Whole Sign ev sisteminde, her ev girişini bir burç kesmektedir yani bir burç = bir ev mantığı vardır.

                                       

                      

 

Örnek haritada, her bir ev girişini, o evi kapsayan burcun 0 derecesi kesmektedir: ASC 0 derece Yengeç, 2. ev girişi 0 derece Aslan, 3. ev girişi 0 derece Başak, vs.

 

Whole Sign ev sisteminde, her burç mutlaka bir evi kapsar, hiçbir burcun arada kalması (intercept) söz konusu değildir. Tüm burçların yöneticilerinin aktif bir şekilde yoruma katılması mümkün olur. Bu yüzden, bu ev sistemi Ortaçağ Astrolojisi’nde bazı özel tekniklerin kullanımında tercih edilmiştir.

 

Arada kalan burçlar için Rönesans Astrolojisi’nde, özellikle de Morinus ve Lilly tarafından uygulanan diğer bir yöntem de, yardımcı yöneticilik (co-rulership) yöntemidir. Bu yöntemde, bir ev girişinde bulunan burç, fazla dereceyi kapsamıyorsa ve arkasından gelen burç evin çoğunluğunu kapsıyor ama arada kalıyorsa, bu iki burcun yöneticisi de yoruma katılır.

 

 

Örnek haritada, 3. ev girişini Akrep, 4. ev girişini Oğlak burcu kesmekte ve Yay burcu arada kalmaktadır; benzer şekilde 9. ev girişini Boğa, 10. ev girişini Yengeç burcu kesmekte ve İkizler burcu arada kalmaktadır. Bu şartlarda, 3. ev Akrep burcunun yöneticisi Mars ile beraber, Yay burcunun yöneticisi Jüpiter tarafından da yönetilecektir. Benzer şekilde, 9. ev de Venüs ve Merkür tarafından yönetilecektir. 3. ev için Jüpiter, 9. ev için Merkür yardımcı yönetici durumundadırlar.

 

Robert Zoller ise, arada kalan burç olduğunda, Whole Sign kullanmamızı önerir. Böylece her bir ev girişine bir yönetici denk gelebilecektir.

 

 

Örnek haritada, 3. ev yöneticisi Jüpiter, 9. ev yöneticisi Merkür’dür. Arada kalan bir burç yoktur.

 

Kadrant Ev Sistemleri

 

Horoskop gelişiminin ilk dönemlerinde, burçlar bir şekilde evlerden ayrıldılar ve “Kadrant evler” denen yeni bir ev çeşidi yaratıldı. Kadrant evler, dünyadaki bir pozisyona ilişkin alanbölmeleridir; yani uzayın bölümlenmesidir. Gökyüzü, dünyanın etrafında her gün döndüğü için, ki buna “birincil hareket” denir, her gezegen ve zodyak derecesi, dünyadaki bir pozisyona göre dört anahtar köşesel noktadan geçer. Her biri doğuda ufuktan yükselişe geçer, yükselir ve güneyde doruğa ulaşır, batıda ufkun altından alçalır, ve kuzeyde dünyanın altında en alt noktasına iner. Böylelikle, Ascendant (ASC), Midheaven (MC), Descendant (DSC) ve Immum Coeli’yi (IC) elde ederiz.

 

Whole Sign ev sistemi kullanılması her ne kadar kullanım kolaylığı sağlasa da, bazen gezegenlerin gerçek yerlerinin saptanmasında sorun yaratabilir. Örneğin, bir gezegen kadrant ev sistemlerinden birinde, MC’ye henüz tırmanmamış durumda iken, Whole Sign ev sisteminde MC’de veya 10. evde görülebilir. Aslan yükselen bir haritada, kadrant ev sistemlerinden biri olan Alkabitus ev sistemini kullanalım. MC’yi 10 derece Koç kessin ve Venüs 10 derece Boğa’da 11. evde yerleşmiş olsun. Aynı haritayı, Whole Sign ev sistemi kullanarak değerlendirdiğimizde, MC’ye Boğa burcu geleceğinden, 10 derece Boğa’da yerleşimde olan Venüs 10. eve düşmüş olur. Halbuki gerçekte Venüs henüz MC’ye kadar tırmanmamıştır. Pratik kullanımda, ortaçağ astrologları kadrant ev sistemlerine yönelmişlerdir. Ama haritada örneğin kariyer becerileri ve profesyonel göstergeleri saptarken, her ne kadar kadrant ev sisteminde köşe evlere düşen gezegenlere odaklansalar da, Whole Sign ev sisteminde 10. eve düşen gezegenlere önem vermişlerdir. Yaşam uzunluğu hesaplamalarında da, daha ziyade Whole Sign ev sistemini kullanmışlardır.

 

Diğer bir eski ev sistemi de Eşit Ev sistemidir. Bu ev sistemi de Whole Sign’a benzerdir. Diğer bütün ev girişleri ASC derecesine göre belirlenir.

 

 

Eşit Ev sisteminin ilk kez Ptolemy tarafından kullanıldığı öne sürülmüştür. Bu ev sistemine getirilen en büyük eleştiri, MC nin pozisyonu hakkındadır. Zira MC, her zaman için 10. evin girişine denk düşmez; 9. ya da 11. eve de düşebilir. Eşit Ev sistemi İngiltere’de en sık kullanılan ev sistemi olsa da, İngiltere dışında sınırlı sayıda kullanıcısı vardır.

 

Kadrant ev sistemleri arasında klasik dönemde en sıkça kullanılan Alkabitus ev sistemiolmuştur. Bunun en önemli sebebi kullanım kolaylığı ve mantığa yatkın oluşudur. Alkabitus sisteminde, 12. ve 11. ev girişleri, ASC ve MC arasındaki dik açının yayının üç eşit parçaya bölünmesiyle bulunurken, 9. ve 8. ev girişleri de MC ve DSC arasındaki yayın üç eşit parçaya bölünmesiyle bulunur. Bu üç eşit parçaya bölme, ekliptik boyunca gerçekleştiği için, diğer kadrant sistemlerinden farklıdır. Alkabitus ev sisteminde, eğik yükselim üzerinde (Oblique Ascension) yükselen derecesinin MC noktasına gelinceye kadar geçen zaman, eşit olarak bölünür. Çıkan rakam, doğum anındaki sidereal (yıldızsal) zamana ilave edilerek gündüz yarım küresindeki aralıklar bulunur. Tam tersi şekilde hesaplanıp eksiltilerek, gece yarım küresindeki aralıklar bulunur. Böylece ara ev girişleri bulunmuş olur. Ortaçağ döneminde en fazla revaçta olan ev sistemi Alkabitus idi. Bugün pek fazla kullanılmayan bu ev sistemi, günümüzde sıkça kullanılan Placidus ev sistemine nazaran kutup bölgelerinde daha az hata verir.

 

Klasik dönemde, diğer bir popüler ev sistemi de, Alkabitus ev sisteminden sonra ona alternatif olarak öne sürülen Regiomontanus ev sistemidir. Regiomontanus sistemi, ortaçağda standart ev bölümleme yöntemi olarak Alkabitus sisteminin yerini almıştır. Schöner, Morinus, William Lilly gibi astrologlar da bu ev sistemini tercih ettiler. Regiomontanus olarak tanınan Johann Müller, 1436’da Güney Almanya’da doğmuş ve Viyana Üniversitesi’nde matematik ve astronomi eğitimi almıştır. Regiomontanus, Campanus ev bölümleme yöntemini hatalı bulduğu için, Martin Bylica’nın da yardımıyla, kendi yöntemini kullanarak bir dizi tablo hesaplamıştır ve bunlar 1490’da yayınlanmıştır. Regiomontanus ev sisteminde, genel olarak, göksel ekvator Koç noktasından başlayarak 30 derecelik yaylara bölünür. Ardından bu noktalar ev daireleri kullanılarak ekliptiğe yansıtılır. Ufuk çizgisi, yatay olarak göksel kürenin ortasından geçen büyük dairedir. Ekliptik ise, göksel küreden diklemesine geçen çizgidir. İkisinin kesişimi ise ASC’dir. Ekliptik ve ufuk çizgisiyle diyagonal olarak kesişen çizgi ekvatordur. Ekvatorun üzerindeki noktalar, bu dairenin 30 derecelik bölümlerini göstermektedir. Ev dairelerinin kutupları, ufuk çizgisinin kuzey ve güney kutuplarıdır. Bu daireler göksel küreyi bir portakalın dilimlenmesi gibi keserler. Regiomontanus, modern dönemde kullanılan Placidus ev sisteminin matematiksel olarak biraz basit olanıdır. Yüksek enlem bölgelerinde, Alkabitus gibi, az hata verir.

 

12. yüzyılda yaşamış ve elliden fazla eser vermiş Musevi astrolog ibn-i Ezra, “The Book of the Fundamentals of the Tables”ta (Tabloların Temelleri Kitabı) eserinde bugün Placidus ev sistemi dediğimiz, kendisinden 500 yıl sonra Placidus zamanında ortaya konmuş ev giriş düzenlemelerini hesaplama yöntemlerini tarif eder. Placidus ev sisteminde, ASC’nin MC haline gelmesi için geçen süreyi eşit parçalara bölen bir sistem geliştirmiştir. ASC tarafından gösterilen, hayata yönelik genel bakış açısının, bir kişi büyüdükçe ve geliştikçe, zamanla ilerlediği söylenebilir. Bu söylem, dünya çapında çoğu insan açısından geçerli gözükmektedir ve günümüzde Placidus sisteminin bu kadar popüler olmasının nedenlerinden biridir. Ama, Placidus ev sistemi, harita çok kuzey ya da çok güney boylamlara ait olduğunda işe yaramaz; çünkü MC, o gün Güneş'in gökyüzünde ulaştığı en yüksek noktayla bağlantılıdır. Bir yerden eğitim almamış, kendi başına çalışan kişiler Placidus Ev Sistemi’ni tercih edecektir. Çünkü Raphael’in Gök Günlükleri (Efemeris), Placidus Ev Bölümlemesi için gereken bilgiyi veren, en yaygın kullanılan gök günlükleridir.

 

Peki hangi ev sistemini kullanacağız?

 

Hangi ev sistemini kullanacağımıza dair vereceğimiz karar tamamen kişiseldir. Tüm sistemler astronomik açıdan geçerlidir; fakat her birinin temel noktaları farklıdır ve bu nedenle, evlerin denk düştükleri dereceler de farklılık göstermektedir. Ev sistemlerindeki çeşitlilik, astrologlar arasındaki en önemli görüş ayrılıklarından biridir. 

 

Klasik dönemde en çok tercih edilmiş kadrant ev sistemlerine bakıldığında, bazı kişilerin hayatında örneğin Alkabitus ev sistemi daha iyi işlerken, bazılarında ise Regiomontanus ev sisteminin daha fazla yanıt vermekte olduğunu görürüz. Aradaki farkı en iyi şekilde anlayabilmenin yolu, ara ev girişlerindeki burçların her iki sistemde farklı olmasından doğan yöneticilik farklarına bakmaktır.  İki farklı ev sisteminin işleyiş farklarını anlatabilmek için kendi haritamı örnek alacağım.

 

 

Yukarıdaki haritalardan soldaki Regiomontanus, sağdaki Alkabitus ev sistemine göre çıkartılmıştır. Alkabitus ev sistemiyle çıkartılmış haritada 2. evi Akrep burcu keserken, Regiomontanus’ta 2. evi Terazi burcu kesmektedir. Burada dikkat çeken nokta, ev girişlerinin yöneticilerinin değişmesidir. 2. ev yöneticisi Alkabitus haritada Mars, Regiomontanus haritada Venüs’tür. 2. ev harita sahibinin kişisel geliri ile alakalıdır; 2. evin yöneticisi de bu gelirin kaynağını gösterir. Kişisel gelirin nereden kaynaklandığını biliyorsak, alternatif ev sistemlerinde alternatif yöneticilerin yerleşimde bulunduğu evlere bakarak bir tercih yapabiliriz. Örnekte, Alkabitus ev sistemine göre 2. ev yöneticisi olan Mars 6. evde. Bu da gelirimin: yanımda çalışanlardan, başkalarına servis vermekte, asistanlık etmekten, yeteneklerimden, sağlıkla ilgili konulardan, evcil hayvanlarla ilgili işlerden, babamın kardeşlerinden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Regiomontanus ev sistemine göre 2. ev yöneticisi olan Venüs ise 4. evde. Bu da gelirimin aileden, atalardan, babadan, gayrimenkulden, tarım, çiftçilik ve toprakla ilgili işlerden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Benim gelirim ailemden, aile işinden, babamdan, babamla ortaklaşa yaptığım işlerden kaynaklandığına göre, o zaman 2. evimi Terazi kesmelidir.

 

İki ev sistemini kıyaslarken, dikkat çeken bir başka fark da Ay’ın yerleşimi. Her ne kadar 3. ev girişine yakın yerleşmiş olsa da, Alkabitus ev sistemiyle Ay daha ziyade 2. eve yakın yerleşmiş durumda. Regiomontanus ev sistemiyle bakıldığında ise, Ay’ın 3. evde yerleşmiş olduğunu görürüz. Benim için Ay’ın 3. evdeki yerleşimi daha doğru gözüküyor. Zira iki tane kız kardeşim var (Ay=kız kardeşler); işimle ilgili özellikle 1996-2002 yılları arasında sıkça kısa süreli seyahatlere çıktım (Ay haritamda MC yöneticisi, 3. ev=kısa seyahatler); yakın çevrede olup bitenlere ve kardeşlerime karşı oldukça duyarlıyım (3. ev=kardeşler, yakın çevre, zaten Ay’ım ASC’ye açı da yapmakta); ilk kız kardeşim oldukça hassas ve evcimen yapıdadır (3. ev=birinci kız kardeş, 5. ev=ikinci kız kardeş); her zaman en büyük tutkum okumak ve öğrenmek olmuştur (Ay nerede ise arzular oradadır; 3. ev=öğrenmek). Diğer taraftan, 3. evi (kardeşler evi) Akrep burcunun kesmesi daha doğal; zira Akrep verimli burçlardandır ve yöneticisi Mars da verimli burçlardan bir diğeri olan Balık burcunda yerleşmiş durumda. Yukarıda da belirttiğim gibi iki tane kız kardeşim var.

 

Alkabitus ev sistemi ile değerlendirildiğinde, Venüs 5. ev girişine çok yakın durmakta ve adeta 4. ev ile ilişkisini kesmek üzere. Halbuki ben hayatım boyunca yükselen burç yöneticisi olarak haritamda beni temsil eden Venüs ile ilgili konuları, daha ziyade 4. ev konularıyla ilgili olarak yaşadım. Hayatımın en önemli odak noktası ailevi konularla ilgiliydi. Dahası, evimden uzakta uzun süre geçirmeyi hiçbir zaman çok sevmemişimdir. Venüs 5. evde yerleşmiş olsaydı, eğlenceli aktiviteler hayatımda çok daha ön plana çıkmış ve şimdiye kadar çocuğum olmuş olurdu. Diğer taraftan, babam sinema oyuncusuydu ve eşim de boncuk tasarımcısıdır. Bu şartlarda Venüs’ün 4. evde yerleşmiş olması gayet doğal. Venüs sanatçılarla ilişkilendirilir. Benim haritamda 4. ev babamın 1. evidir ve bu eve göre 10. evin (ki benim 1. evim olur) yöneticisi Venüs babamın hanesinde durmakta, onun mesleğini göstermektedir. Eşimin 10. evi de yine benim 4. evim olur. Eşim profesyonel anlamda sanatla uğraştığına göre, Venüs’ün 4. evdeki yerleşimi doğrudur. Görünen o ki, klasik dönemde en sıkça kullanılan kadrant ev sistemlerinden benim haritam için Regiomontanus ev sistemini kullanmak daha uygun."  

 

 

Öner Döşer, A.M.A.

18 Ekim 2006 Çarşamba

Saat 20:32, Caddebostan