TIBBİ ASTROLOJİDE MİZAÇ TEORİSİ VE İBN SîNâ (Avicenna)

TIBBİ ASTROLOJİDE MİZAÇ TEORİSİ VE İBN SîNâ (Avicenna)

Geleneksel Tıbbi Astroloji; hastalıkların kaynağını belirlemek üzere, element ve niteliklerin oluşturduğu temel kaliteleri baz alır. Ptolemy Tetrabiblos eserinde, bu temel kalitelerin kişinin mizacını ve sağlığını etkilediğini belirtmiş aynı zamanda orta çağda salgın hastalıkları örneğin veba’ yı açıklamak için kullanmıştır.

Mizaç teorisini ilk ortaya koyan Pisagor (Pythagóras ho Sámios; MÖ 570 – MÖ 495) ancak geliştiren ise Empedokles’ dir. (MÖ yaklaşık 494 – MÖ yaklaşık 434) ve yine teoriye katkıda bulunan Hipokrat ve ardından gelenlerdir. Daha sonra Ptolemy Mizaç teorisini İskenderiye Kütüphanesinde toplamıştır.

‘’Sağlık Göstergeleri’’ dersimizde Mizaç Teorisini işlerken birçok hastalığın, vücudumuzda bulunan bu 4 madde/sıvı’ nın denge/oranını yitirmesinden kaynaklandığını öğrenmiştik. (Yanlış bilmiyorsam ülkemizde Tıbbi Astroloji ve Medikal Astroloji eğitimini Tıp Doktoru ünvanı ile veren, ilk ve tek doktor olan Sn. Dr. Sena Büyükçopur hocamıza buradan saygılarımı sunarım.)

Makalemi kaleme alma sebebim, ilgilenenlerin veya araştırma yapan Astroloji öğrencilerinin Mizaç Teorisi hakkında ulaşabileceği kısıtlı kaynaklara ilaveten hap bilgi şeklinde istifade edebilecekleri bir yazı yazmak ve mizaçları tahayyül etmelerine yardımcı olabilmek isteğimdir.

Dilerseniz elementler ile başlayalım;

ATEŞ: Sıcak ve Kuru (Choleric- Sarı Öd) Yaz

HAVA: Sıcak ve Nemli (Sanguine- Kansal) İlkbahar

TOPRAK: Soğuk ve Kuru (Melancholic- Siyah Öd- Sevda) Sonbahar

NEMLİ: Soğuk ve Nemli (Phlegmatic- Balgam) Kış

Nitelikler ile devam edelim;

Öncü burçlar ani başlayıp, hızlı ilerleyen akut hastalıklara; sabit burçlar kronik hastalıklara, değişken burçlar çabuk geçen ancak tekrarlama ihtimali olan hastalıklara neden olabilirler. Örneğin: kişinin haritasında Ateş elementi baskın ise ateşli hastalıklara, yanıklara, susuz bırakan kuru nitelikte hastalıklara; Toprak elementi baskın ise kitle artıran veya zehirli maddelerin neden olduğu hastalıklara meyilli olabileceği düşünülür. Hava elementi baskın ise sinir ve solunum sistemiyle ilgili hastalıklara, bağırsaklarda gaza, spazmlara, uykusuzluğa; Su elementi baskın ise duygusal durumun sebep olduğu ve vücutta su-iltihap birikimi ile seyreden hastalıklara, balgam ve akıntılara daha yatkın olduğu düşünülür.

Araştırma makalemde, İbn-i Sina’ nın El-Kânûn Fi’t-Tıbb çeviri ciltlerinde yer alan mizaç dengesizliği ile alakalı tespitlerini de örnek olması açısından aktarmaya çalışacağım.

İbn-i Sina’ nın, ‘’Hıltların Doğası ve Çeşitleri’’ başlığı altında vermiş olduğu bilgi:

Vücudun iki tip sıvısı vardır: Birinci derece sıvılar ve ikinci derece sıvılar.

Birinci derece sıvılar burada ele aldığımız dört Hılt’ tır. Hılt’a bağlı mizaç teorisine göre dört unsurun sıvı karşılıkları şu şekildedir. Hava-kan, su-balgam, toprak-sovda, ateş-safra ile eşleştirilir. Bunlarda dört mizaca karşılık gelirler. Sırasıyla kan-demevî, su-balgamî, toprak-sovdavî, ateş ise safravî mizaçlar insanda bulunan sıvıların mizaç türlerine göre karşılıklarıdır.

HAKİM HILTIN İŞARETLERİ

KAN: Kan fazlalığı vücut ağırlığı hissi ile özellikle gözler arkasında, baş ve şakaklar üzerindeki ağırlık hissi ile karakterize olur. Bu durumda gerinme ve esneme sık görülür. İdrar zayıftır ve zihin fazla işlemez, sersemdir. Yorgunluk hissedilir ve herhangi bir sebep olmaksızın, ağızda tatlı bir lezzet hissedilir. Dil genellikle kırmızıdır. Dil ve vücut üzerinde yaralar olağandır. Diş etlerinde, burunda ve anüste kanamalar olabilir çünkü bu kısımların kan damarları kolayca yırtılır. Bu tip hıltın baskın olduğunun en belirgin özelliği rüyalarda; kırmızı şeyler, kan akması, kana batırılmış şeyler görmektir.

BALGAM: Balgamın baskın olduğunun belirtileri, fazla solgunluk, vücudun gevşekliği, soğuk ve nemli deri, fazla salgı ve ağdalı tükürüktür. Yakıcı balgamın hakim olduğu özellikle yaşlı insanlarda susuzluk azalmıştır. Zayıf sindirim, açık renk idrar, uyku hali, gevşek kaslar, zihinsel sersemlik ve yavaş tempolu yumuşak nabız bu durumun belirtileridir. Su, kanallar, soğuk buz, yağmur ve gök gürültülü fırtınalar hakkındaki rüyalar, balgamın baskın olduğunu gösterir.

SARI SAFRA: Gözlerin ve benzin sarı rengi, ağızdaki lezzet, dilin pürüzlü ve kuru oluşu, kuru burun delikleri, serin rüzgarlara duyulan istek, süratli nabız, iştiha eksikliği, gerilimli diyare, deride böcek sokmasına benzer batmalar hissetmek sarı safranın hakim olduğunun belirtileridir. Sarı safra baskınlığının karakteristik rüyası sarı renkli bayrak görmek olup Sarı Safranın ilave işaretleri sarı renkli şeyler, yanma hissi ve Sıcak banyo veya Güneş’ e maruz kalmaktan rahatsız olmaktır.

SEVDA (KARA SAFRA): Sevdanın (kara safra) karakteristik işaretleri, kuru ve koyu cilt, kalın ve koyu renk kan, endişe, midenin üst kısmında yanma, bozuk iştiha, mavi, siyah veya kırmızı renkli yoğun ve bulanık idrar, koyu renk beniz ve fazla kıllılıktır. Deride yer yer pigmentlenme (pigment dağılım), kronik ağrısız ülserler, dalak hastalıkları sevda fazlalığına işaret eder. Sevdanın karakteristik rüyaları ise endişe ile dolu ve ekseriya karanlık yerler, hendekler karanlık ve korkutucu şeylerle ilgilidir.

Orta Çağ Tıbbı, harita sahibinin vücut yapısını temel alarak tedavisini mizacına uygun olarak belirlemiş ve herkese aynı ilacı vermeyip hastanın mizacına göre özel ilaç vermiştir. Mizaç hesaplamaları, okulumuzun orta seviye sınıfında öğretildiği için burada değinmiyorum. Umarım makalem sizlere faydalı olabilmiştir.

Bir başka yazımda buluşmak üzere,

Saygı ve Sevgilerimle

Afet Sertaç GERÇEK

 

KAYNAKÇA

Astrolojide Gösterge Tespiti (2022) Öner Döşer AstroArt Astroloji ve danışmanlık LTD. ŞTİ.

İbn-i Sînâ, (2024). El-Kânûn Fi’t-Tıbb Birinci Kitap. (Çev. E. Kahya), Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.