Kontrollü Müsamaha

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı George Bush'la yaptığı görüşmeden, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK varlığı ile mücadelesi konusunda 'kontrollü müsamaha' olarak nitelendirilen bir süreç çıktı. Türkiye'nin sınır ötesine yapacağı harekât ya da harekâtların anahtarı ağırlıklı olarak askeri operasyona dönük 'gerçek zamanlı' istihbarat vermeyi taahhüt eden ABD'nin elinde olacak…

 

http://www.milliyet.com.tr/2007/11/07/siyaset/axsiy03.html

 

Astrolojide ‘kontrol’ denince akla hemen ‘Satürn’ gelir.

 

Satürn, astrolojide ‘engeller, limitler, sınırlar’ ile alakalıdır. Sorumluluk, disiplin ve kısıtlamaları anlatır. Hayatın gerçeklerini, bizim şartlar içerisindeki limitlerimizi gösterir.

Satürn’ün kısıtlayıcı transitlerinde, evren adeta bireyin bir noktaya gelişini engeller ve bir noktaya gelindiğinde “daha fazla ileri gidemezsin” der. Satürn, haritada iyi açı almadığı durumlarda bir dizi sıkıntıya neden olur çünkü gecikmeler, kısıtlanmalar, hayal kırıklıkları, realiteler devreye girer. İşte bu, realiteyi anladığımız şeklinde koruyan Satürn enerjisidir. Kuralları koyar, sınırları belirler, yapıyı oluşturur ve oyunun doğasını tanımlar.

 

Satürn, kişinin dikkatini kendinden dışarıya yöneltir. Diğer insanların görüşleri, doğruları, kuralları ya da daha doğrusu kolektif kuralları temsil eder. Bir şeyi tam elde etmek üzereyken onu alamayacağınızın söylenmesi hiç hoş bir şey değildir. Sınırlarımızla ile karşılaşmamız, girişimimizi engelleyen kurallarla karşılaşmamız, şüphesiz sevimli değildir…  

 

Satürn transitleri devrede iken, her şey kontrol altında ilerler. Spontanelik, kendi bildiği gibi hareket edebilme, eyleme geçebilme kabiliyeti sınırlanır. Ancak belli ölçülerde ve limitler içerisinde hareket edebilme kabiliyeti olan dönemlerdir.

 

5 Kasım 2008 Pazartesi günü, Bush-Erdoğan görüşmesinden çıkan sonuç da budur: kontrollü müsamaha.

 

Görüşmeyi, gündemin iki önemli ismi, hükümetimizin ve ordumuzun temsilcilerinin bireysel haritaları üzerinden değerlendirmekle başlamak istiyorum.  

 

Öncelikle, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın haritası üzerinde değerlendirelim. Transit Satürn’ün Güneş’e karşıtlığını rahatça görebilmek için, Güneş’i 1. ev girişi yapmak daha akıllıca olacak.

 

 

 

Transit Satürn 6 derece Başak’ta, neredeyse Tayyip Erdoğan’ın 7 derece Balık’taki Güneş’inin tam karşısından geçiş yapıyor. Transit Satürn’ün Güneş’e karşıt açısı, mantıklı ve gerçekçi olmak zorunluluğunu, yalnızlık hissini, büyük sorumluluk almak ve görevin bilincinde olma gerekliliğini, başarının ancak çok dikkatli adımlar atarak ve ağır hareket ederek kazanılabileceğini, toplumsal konularda gözden düşme veya önemli eleştirilere maruz kalma riskini, sağlık sorunları ihtimalini gösterir. Rahat hareket etmek zordur. Özgürce bildiğini yapmakta zorlanılan bir dönemde olunduğunu gösterir. Mücadele etmek gerekir; ama bu mücadeleyi bilinçsizce yapmak olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilir. Dayanıklılık ve sabır gerektirir. Büyük engellerle karşılaşılabilir. Otoriteyi temsil eden kişilerle zorluklar yaşanabilir. Ortaya koyulan projelere eleştiri gelebilecek zor bir aşamadan geçilmekte olduğunu anlatır. Bir şeyler sanki girişim arzusunu bloke eder gibidir. Tüm bu zorlayıcı etkiler varken, tatmin ve başarı getirici kararlar almak; başkalarından bağımsız, kendi başına hareket etmek zordur. Böyle yapılırsa da, yıpratıcı riskleri göze almak gerekir. Harekete geçilebilir; ama ancak sınırlı ölçüde ve kontrollü olarak…

 

Şimdi bir de Orgeneral Büyükanıt’ın haritası üzerinden değerlendirme yapalım. Satürn tam Tepe Noktası’ndan ve Güneş’inin üzerinden geçiş yapmakta.

 

 

Tepe Noktası bir doğum haritasının en üst noktasıdır. Burası yeteneklerin topluma sunulduğu alandır. Satürn buradan transit ederken, yeteneklerimizi toplum yararına kullanmak gerekir. Geçmişte sağlam temeller atılmış ve iyi çalışılmış ise, burada meyvelerini verecektir. Hasat dönemi gibidir. Hakkını elde etme arzusu vardır. Haritanızın dinamikleri destekliyorsa, en büyük başarılara imza atılabilir. Ama, eğer tersine bir durum söz konusu ise, başarısızlık, tatminsizlik ihtimali yüksektir. Bu dönemde sorumluluklar fazladır ve çok çalışmak gerekir.

 

Bir bireyin haritasında 10. ev, yalnızca onun kariyeri değil, üstleri veya kendisinden daha etkin makamdaki kişilerle ilişkilendirilir. Transit Satürn 10. evden geçiş yaparken, üstelik de burada bulunan Güneş’in de üzerinde iken, üstler veya etkin makamdaki kişiler tarafından engellenme, bekletilme gibi geçici olarak bloke eden durumlarla karşılaşılabilir. Harekete geçmek, özgürce ve spontane biçimde karar almak zordur. Sorumlulukların çok farkında olmak, dikkatli adımlar atma gerekliliği vardır. Harekete geçilebilir; ama ancak sınırlı ölçüde ve kontrollü olarak…

 

Her iki harita sahibinin de, eyleme geçmek, büyük adımlar atmaktan ziyade, ağır hareket etmek, zamana yaymak, planlı ve organize hareket etmek gereken zamanlarda olduklarını görüyoruz.

 

Şimdi bir de Bush-Erdoğan görüşmesinin, TC haritası üzerinde nasıl izdüşümleri olduğunu görelim.

 

 

Görüşme TS 20:00’de başlamıştı. Bu saatte Ankara’ya göre çıkartılmış horoskopun ASC derecesinin, tam da TC kuruluş haritası ASC derecesiyle aynı olması ne ilginç!

 

Bir başka dikkat çeken husus da, kuruluş haritasının Merkür derecesinin üzerinden, transit Merkür’ün geçiş yapıyor olması. Astroloji’de buna ‘Merkür dönüşü’ diyoruz. Merkür dönüşleri, önemli kararlar ve konuşmalara işaret eder…

 

Transit Satürn, kuruluş haritasının Kuzey Ay Düğümü derecesine doğru ilerlemekte. Kuzey Ay Düğümü 3. evde (komşular, yakın bölge) ve bu alanda kadersel, kaçınılmaz gelişmeler yaşanacağına işaret etmekte. Fakat, Satürn bu dereceye tam ulaşamadan, 8 derece Başak’tan geri hareketine başlayacak (19 Aralık 2007). Yine kontrollü hareket, zamana yaymak gerekliliği!

 

Transit Mars 1. evimizden, Yengeç burcundan geçiş yapmakta. Bu da son yaşadığımız üzücü olaylardan, hepimizin provoke olduğumuzu ve bir an önce harekete geçilsin isteğimizi anlatmakta. Fakat Mars, iyice yavaş hareket etmeye başladı ve 15 Kasım’da geri hareketine başlayacak. Mars’ın geri hareket ettiği dönemlerde, eyleme geçmek zordur. Hatta geçilmemelidir. Mars, askeri konularla, silahlarla, çatışmalarla ilgilidir. Geri hareket edeceği yaklaşık iki buçuk aylık sürede, tam anlamıyla etkin olmak zordur.

 

Mars’ın geri hareket edecek olması, kişisel kanaatimce, ancak sınırlı ilerlemeyi, atak yapıp, geri çekilmeyi anlatıyor ve daha ziyade müdafaada kalmanın, kendi sınırlarını iyi korumanın, geri dönüp arkasını kollamak gerekliliğini gösteriyor.

 

Devam edecek…

 

Öner Döşer, A.M.A.

7 Kasım 2007 Çarşamba

Saat 10:40, Caddebostan