SATÜRN ASTRONOMİ ASTROLOJİ KARMA ve BALIK BURCU RETRO ETKİLERİ

SATÜRN ASTRONOMİ ASTROLOJİ KARMA ve BALIK BURCU RETRO ETKİLERİ

Satürn, gezegen sıralaması olarak Jüpiter’den hemen sonra yeryüzü ile gök kubbe arasında çok parlak olmayan halkaları ile dikkat çeken ve bütün gezegenler arasında en önemli etkilere sahip bir gezegen. Eski çağlarda gözle görülebilen gezegenlerin en uzakta olanı ve Güneş sistemi içinde en büyük ikinci gezegen. Jüpiter hacminin neredeyse yüzde atmışına sahip, buna karşılık kütlesinin üçte birinden en azına sahip. Bu sebeple de Güneş sistemi içinde yoğunluğu en az olan gezegen olarak bilinir. Güneşten oldukça uzakta olan bu büyük gezegen, üst atmosferin sıcaklığı da oldukça düşüktür. Derin bulutların, gazların, amonyak bulutların ve kuzey yarım küresinde yazın orta enlemlerinde düzenli olarak beyaz fırtınalar oluşur. Satürn’ün bugün bilinen 29 adet uydusu bulunur. 18 adet büyük görünen uydusu, Satürn’ün kendi oluşumundan arda kaldığı düşünülen doğal aylarıdır. Toplamda 62 adet uydu bulunmuştur. Satürn halkaları ; bu halkalar ilk kez 1610 yılında gözlemlenmiş fakat mahiyetleri İskoç fizikçi James Clerk Maxwell tarafından izah edilmiş. Bunlar A, B,C ve D olarak ilmek ilmek ayrılır. Bunlar yakından bakıldığında ince halkacıklar şekilde birbirlerine çarpmadan tam daire çizen, halka parçacıklarından oluştuğu gözlemlenmiştir. Büyük halkalar A ve B en büyük halkadaki parçacıklar olarak belirlenmiştir. Satürn halkalarının nasıl oluştuğuna dair pek çok söylem bulunmaktadır. Bunların en popüler olanı, halkaların bir kuyruklu yıldız veya küçük, buzlu bir ayın göreceli yakın bir tarihte parçalanması ile oluştuğu ve zamanla aşınarak Jüpiter, Uranüs ve Neptün etrafındaki halkalar gibi seyrek görüşüne sahip olacakları yönündedir. Halkaları oluşturan maddelerin ise çok eskiden kalma ve yeniden çarpışarak canlı görünümlerini bu sayede koruduklarına dair deliller bulunmuştur. Satürn astronomi ve astroloji ile bilgileri birleştirirsek bakarsak ; Dünya ya en uzakta 7. Gezegen. Yavaş hareket eder, solgun rengi ve kül tonları ile uzakta halkalarıyla oldukça dikkat çekicidir. Uzaklığı ile soğuk ve kuru bir algı yaratır. Dünyadan zaman zaman ışığı yanıp sönüyor olarak algılarız. Bu yavaş hareketi ve Jüpiter ile Dünyamızdan en uzak gezegenler sıralamasında olması sebebiyle bir sınır olarak algılanır. Satürn , sınırları, limitleri, kuralları anlatır. Limit ve sınırlar bize zamanı anlatır. Ölçülmüş ölçülebilen soyut ancak uzaysal boyutu olmayan bir mekanizmadır. Fizik ve matematiğin de önemli çalışmalarına hala malzeme olan konudur. Satürn simgelerinden de biri olan ‘Zaman’dır. Zamanın kendi içinde cevapları barındırdığı düşüncesi gelişmiştir. Zorluk ve aksilikleri, engelleri ve sınır alanları yaratarak olaylara uzaktan bir vurgu yaptığını gözlemliyoruz. Bunu psikolojik boyutta baktığımızda, yapısının kuru ve soğuk doğada olduğunu ancak diğer gezegenlerin etkileriyle kıyaslayarak buluyoruz. Güneş’ten bu kadar uzak düşmesi onu soğuk, kuru ve melankolik olarak algılamamıza, topraksı ve eril karakterler ile yatkınlığa yaklaştırmaktadır. Aynı zamanda otoriteyi, uzmanlaşmayı, katı kuralları da simgeler. Satürn geri hareketi 130 gün sürer gerilemeden hemen önce, beş gün boyunca bulunduğu noktada kalır buna durağan pozisyon (stationary) adı verilir. Tekrar ileri hareketine başlamadan önce ikinci duraksaması olarak tabir edilen bu süreçte ikinci duraksamaya geçer. Bunlara halk dilinde ‘gölge’ zamanlar olarak tabir edilmiştir. Bu zaman aralıklarında gezegen hareketlerinin, yeryüzündeki etkileri saptanır. Satürn; Vedik astrolojide Tepe Çakramız olarak bilinen , taç çakra 7. sıradaki ajna çakrasının da sembolüdür. Kalde sıralamasına göre de 7. gezegendir. Vücutta, diş iskelet sistemi, endokrin, sağ kulak, titremeli sıtma nöbetleri, soğuktan kuruluktan kaynaklanan çeşitli hastalıkları, psikolojik yönden melankoli, endişe ve korkuların getirdiği çeşitli rahatsızlıklar, depresyon, histeri, kötümserlik, kontrolü sağlamak ve titizlik ile de ilişkilendirilmiştir. Yaş olarak ileri yaşları, olgunlaşma sürecini, babayı, yaşlı insanları, büyükbabaları da sembolize eder. Satürn; kişinin bu yaşamda ihtiraslarının sınanmasını, önceliklerinin belirlenmesini ve çalışma yapısının dönüştürülmesi ile ilgili prensiplerini astroloji de anlatır. Bunları sınar ve dönüştürür. Natal haritanızdaki Satürn bulunduğu ev ve burç ile yaşamda o alanda sınanacağınız, zorluklar ve aksilikleri size getireceğini gösterir. Satürn burç yöneticiliği Oğlak ve Kova , asaletli olduğu Terazi burcudur. Oğlak burcunda; sistematik, düzenli, planlı, programlı, hedefe emin adımlarla ilerleyen bir etkiyi anlatırken, Kova’da ise, adeta bilginin tecrübenin derin bilgeliğin izlerini de taşıyor olacaktır. Kova’nın ilkeli oluşu, sabit ve bilgiyi oturtmak isteyen hali ile Satürn’de birleşir ve rahat eder. Asaletli olduğunda Terazi’deki gibi Satürn, ölçülü, eşitlikçi, nizam getirici, adalet ve hakkaniyet temalarını ön plana çıkararak asalet kazanır ve bu bilinç ile örtüşüyor ve rahat eder. Kimi zamanda Balık’taki gibi derin hayal gücü, içsel farkındalıklar, evrensel sınırlanmaları, sınırların su da çözülmesi gibi sınırların eriyip çözülmesini, herkese göre farklı sınırların belirlenmesine de vesile olabiliyor. Satürn Balık burcunda kendi içinde bir izolasyona, aynı zaman sınır dışında, dağılma etkilerini de yaratabiliyor. Satürn aynı zamanda sert eylemler, düşünerek ve kelimeleri seçerek az konuşan bir yapıya da hizmet edebiliyor. Öğretmenler ile ilişkili, otoriteyi elinde tutanlar ile de ilişkilidir. Büyük engeller sonucu sınavlardan öğrendiğimiz tecrübeler ile ilişkilidir. Asaletli olduğu yerde, öğretmek için kuralları olan ve bunları düzene koymak,organize etmek, eşit sistemlere getirebilmek için adeta bizleri öğrenmeye zorlayan bir öğretmen gibidir. (Satürn Başak etkisi) William Lilly Satürn meslek ile ilişkilendirmiş ve şu başlıklar altında toplamış : ‘Gece çalışanları, çöpçüler, madenciler, duvar ustaları, temizlikçiler, deri işlemecileri, baca temizleyicileri, kumaşları siyaha boyama görevlileri, seyisler, şoförler, bahçıvanlar, çobanlar ve hayvan tüccarları…vb..’ meslekler ile ilişkilendirmiştir. Karmik astroloji kurallarına göre Satürn, Zamanın Lordu ‘Karmanın Efendisi’ olarak tabir edilir. KARMA anlayışı, -C.G. Jung’un deyişiyle ‘Bir insanın başına gelenler onu başkalarından ayıran özelliğidir. Tüm parçaların birbirleriyle uyumlu olduğu bir modeli temsil eder. Yaşamı devam ettiği sürece bu parçalar birer birer önceden belirlenmiş bir tasarıma uygun olarak yerine oturur.’ Der. Bu anlayış ile Satürn karma prensiplerindeki en önemli eğitici öğretmenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Kim bilir belki de Satürn halkları içindeki her bir dizilim, bizlerin önceki yaşamlarda bıraktığımız, yeniden canlanmasını beklediğimiz tohumlarımızdır. Bu anlamda Kozmosun büyük sırrı, hala gizemini içinde barındırır. Bizler seçtiğimiz yaşam koşulları içinde, karma prensiplerine göre, Satürn bulunduğu ev ve burç konuları ile bizleri test etmesi için seçmişizdir. Satürn döngüleri, yaş aralıklarımızda geldikleri evlere göre ve burçlara göre verdiğimiz sınavları tarif eder. Sonuçlar her zaman sevdiğimiz gibi olmasa da , bizlere aldığımız derslerin veya alamadığımız derslerin yepyeni bir boyutta ele alma şansı verir. Karma yasası gereği ‘her etki için eşit ve zıt bir tepki vardır’ diyen Newton’un mekanik yasası ile de benzerdir. William Lilly’nin bahsettiği mesleklere de bakacak olursak, Satürn’ün mizacı ile ilgili çıkarımlar oluşturabiliriz. Örneğin mezar kazıçılar demiştir William Lilly ve mezar kazıcıların görevi zordur ama birileri mezarları kazmalıdır. Birileri kumaşları siyaha boyamalıdır. Birileri zorluklara, engellere ve yaşam koşulların en aza indiren o madenlere iner ve en değerli taşları bulular. Satürn, bizlere sunduğu aksilikler, engeller ve gecikmeler ile kendimizi ifade edişimizi, yaşama yaklaşımımızı güçlendirir. Bir Çin atasözü dediği gibi ‘ Bir anlık sabır Büyük bir felaketi önleyebilir Bir anlık sabırsızlık Bütün bir yaşamı berbat edebilir, Bu Satürn’ün diğer bir yüzü. Sabır ile sınavımızı da anlatır. Bir insan yaşamı boyunca toplam 3 adet Satürn döngüsünden geçer. Yaşamlarımız bu süreçte sadece 3 döngüye izin verir. Ve burada Karma devreye girer. Yaptığımız her bir sonucun tetikleyicisi olan bizler bu döngüler ile sınanır ve bir üst boyuta taşırız. Satürn bir turunu 29- 30 yılda tamamlarken, bizler için yaş sıralamasında 29,5 yılda bir olan birinci döngüye denk gelir. Bu döngüyü tamamlarken, gökyüzündeki turunu bitirmiş ve bir yeni döngü, yeni bir tur için yeni bir yol açtığı anlamına gelir. Her bir burç sıralamasında 2.5 yıl kalırken, geri dönüşünü yaklaşık 5 ayda tamamlar. Bizler için 20’li yaşlar/ 50’li yaşlar/ 80’li yaşlar ve bunları uyaran bir mekanizma gibi çalışıyor. Japonların İkebana sanatını ele alalım. İkebana, sunaklara konana çiçek düzenlemesinin de adıdır. Aynı zamanda sembolik olarak bu çiçekler, düzenlenerek her birinin renkleri, biçimleri gibi, evrendeki çeşitliği ve katkısının da sanatsal güzelliğini tarif eder. Japonların ‘İkebana felsefesi’ , ‘yol’ anlamına gelen’ do’ ile ifade edilir ve her düzenlemede yaşamın bir yansıması olarak kabul edilir. Yüzyıllar boyunca devam eden Satürn döngüleri, belki de evrenin yaradılışına da ithafta bulunan Japonların ‘ikebana insanın doğa ve bu evrendeki yansımasını bizlere hatırlatıyor. İnsanın iç doğası ve büyük evrendeki yerine yeni bir pencere açıyor. Her bir yaşam döngüsünden adeta yepyeni sınavlar ve testlerle kendini gerçekleştiren insanın doğasını hatırlatıyor olabilir. Bu sınavlar ve testler Satürn’ün yaşam ödülleri olarak da görebiliriz. İlerlemenin önündeki tek şey zihnimizdir. Efesli Heraklitos dediği gibi ‘bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.’ Satürn 2,5 yıl her bir burçta transitiniz tamamlarken, 7 yılda bir karşıt ve kare yaparak, bizlere yaşamımızda krizler ve aksaklıklar ile yepyeni faktörleri, deneyimleri sunar. Kare ve karşıt açılar, hem kendi içimizdeki en büyük gerilimleri anlatırken hem de karşılamamız gereken bir gerçek olarak- en büyük potansiyellerimize , gelişme alanlarımıza doğru ilerlememizi sağlar. Satürn’ün bulunduğu burç, dört elementin sembolize ettiği konular, bulunduğu burcun nitelik ve özellikleriyle de, enerjilerini yaşam boyutuna aktarırlar. Bu anlamda da hepimiz iyi ve kötü etkilerinden ziyade büyük kozmik etkilerin birer parçası haline dönüşürüz. Satürn 1. Döngüsü : 30 yaşa kadar zorluklar çıkartır. Satürn ifade ettiği otorite, kurallar, aile, anne ve baba, patron, iş yapma biçimi ve kendimizi oluşturmada bu alanlar içinde zorluklar çıkararak şekillenmemizi sağlar. Bizler de kendi yaşam biçimimiz şekillendirmeye çalışan Heykeltraşlar gibi, önümüze gelen engellerle mücadele veririz. Satürn 2.Döngüsü : 30 ila 60 yaş civarını temsil eder. Bildiklerimizden, yaşam hamurunu bir heykeltraş gibi yoğurduğumuz ve verdiğimiz mücadeleler, sınavlarla yeni bir döngü başlatır. Satürn döngüleri 2. Bir şans verir. 1. Döngünün etkilerini kişide ne kadar kusursuzca ele alıp, korku ve endişelerin üzerinden gelebilirse , ruh o denli gelişir. Hayata geliş biçimi ile ruh, enkarnasyon noktası ve kaderi ile bağlantı kurup ilerleme şansını bulur. Ve ne kadar ilerleyebilirse , ruh yaşamda o denli huzur bulabilir. Rahatlık, kabulleniş ve sabır ile ilgili bir süreç olduğunu görürüz. Bu aralık en çok yaşamda dikkat çeken yaşam aralığımızdır. Satürn 3. Döngüsü : 60 ila 80 yaş civarına tekabül eder. Yaşamın kalan kısmını nasıl geçeceği ve bunu nasıl değerlendireceği ile ilgilenen bir hali yansıtır. Japonlar yaşamın bu kısmını olabildiğince yeteneklerini sergilemeye ve çeşitli işler yaparak harekette ve yaşamda kendilerini harekete geçiren enerjilerle, ayakta tutarlar. Farklı prensipteki tecrübeleri deneyimlerler. Bu sayede yaşamın doğal akışındaki huzuru yakalarlar. Satürn Balık burcundaki şu dönemlerdeki etkilerine baktığımızda, Karma astrolojisinde ilişkili olan Akrep, Balık ve Başak burçlarındaki krizlerle en belirgin şekilde ortaya çıkan bu üç burçta aşırı vurgulu olarak gözlemlemekteyiz. Bunun sebebi, Başaktaki, yüksek görev bilinci ile ve üzerine düşeni fazlasıyla yapma eğilimleri ile kendini gösterir. Balıktaki haliyle Satürn, duygusal karışıklık, belirsizlik ve yanılgı özellikleriyle etki etmektedir. Akrep burcu, karma ile ilişkili derin gizemli ve okült konuları da sembolize etmesi, deneyimini ‘ yasak’ alanlara, ölüm ve ölüm ötesi konulara yoğun ilgisi ile Satürn etki alanlarını derinleştirmektedir. ‘Su’ evleri olarak astroloji de tabir ettiğimiz, ’ruhun üçlemesi ‘olarak da bilinen, ‘psişik üçleme’ kişisel karma olarak önemli unsurları bizlere getirirler. Şu dönemde Satürn Balık sürecini deneyimliyoruz. Büyük bölümünde belirsizlik ve duyular ile algılayamadığımız, bilinç dışı düzeyde içsel konularımızla ilgili pek çok konulara çekilebildiğimiz süreçlerden geçiyoruz. Kimilerimiz için geçmişle ilgili içsel hesaplaşmaların yapıldığı, geleceğin ön görülemez dehlizlerine giriyoruz. Geçmişten bugünümüze getirdiğimiz konular ne ise, suyun adeta altında kalan, ancak varlığını hissettiğimiz günlerde olabiliriz. Satürn, Balık burcun içindeki sembolleri, değişen, çift tabiatlı, eski yarayı deşen, kimi zaman rahatsızlık veren , kimi zaman çok çalıştıran, sınırlarını zorlayan ve neyin uyaracağına karşı bilinmezlik yaratan etkileri içerisinde yol alıyoruz. Geçmişteki şartlanmalarımız, bırakamadığımız konular, bağımlılıklarımız, çeşitli korku ve endişelerimiz, duygusal açıdan ön yargıya vardığımız konular sanki geçmişin yakamızı bırakmıyormuşçasına ortaya çıkarttığı psikolojik etkileriyle kendilerini gösterebilirler. Bir anlamda da yüzleşmeye cesaret edemediğimiz, kendimizi kandırdığımız, bilinçaltına ittiğimiz komplekslerimiz ile açığa çıkmayı bekleyen bilinçli yönlerimizi perçinlemek için buradadır ve bunları açıklamaktadır. Bu vasıtayla, bilinçli çabamız doğrultusunda eylemlerimizi serbest kalışına izin veriyor olabilir. Bu şekilde huzur ve amaçlarımız doğrultusunda gizli istek ve bilinmeyen yönlerimize ışık tutuyor olabilir. Kollektif bilince, evrensel bağlara, sınır tanımadan bağlanan Satürn Balık transitinde, sistemlerin yeni bir yola doğru evrildiğini, merhamet, empati ve güçlü bilinçaltı konularının günümüzde yaşanılanlar ile eş orantıda ilerlediğine de şahit oluyoruz. Satürn 29 Haziran Pazartesi günü Balık burcunda retro hareketine geçmeden önce durağana geçecek. Ve Aralık ayına kadar Balık burcunda retrosuna devam edecek. Astroloji de retro hareket gecikmeler, engeller ve zorlanmalar göstergesidir. Ve Satürn Balıktaki görünümü ile, hali hazırda yaşadığımız konulara aksaklık ve zorluklarını, engellerini getirecek. Günümüzde yaşanılan durumlarla ilgili resmi ve sivil otoriterlerinde gelecekte bu konuyla ilgili destekli hareketlerini görebiliriz. (Savaş ve mülteciler sorunları, barınma ve fakirlik sorunları) Eğer konularımızda yeni bir şeylere başlıyorsak, konun belirgin sağlamlığından emin olmak, her ayrıntıyı iyice gözlemlediğimizi bilmek ve önümüze gelen engelleri iyi analiz ederek düşünebiliriz. Bu şekilde fayda sağlayabiliriz. Retro zamanlar, gayret ve çalışmak ile güçlüklerin yenilebileceği dönemleri de simgelerler. Satürn retroları , her yapacağımız işte ve çalışmalarımızda , zorluklar, aksilikler, zayıflıklar ve sorunlar getirerek kendimizi yeniden keşfetmemiz sağlayacak. Engel ve aksaklıkları fırsata dönüştürebilmek yine bizlerin bakış açısına , tecrübeleri nasıl göğüslediğimize göre şekil alacaklar. Bu değerli Satürn, retrosu yaşam amacımızda neyi zorlaştırarak ve neyi ne kadar istediğimize de ışık tutarak bize faydası olacak. Hedeflerimize giden yolda engellere ne derece çözümler getirebildik, bunları sorgulatacak ve sonunda yüzleştirerek, karşılaştırarak ’Satürn ödüllerini’ sahiplerine dağıtacaktır. Umarım hepimiz için değerli dersler ve zorluklar olurlar. Değerli Yunus Emre’nin de dediği gibi;

‘Kader gayrete aşıktır.’

Gamze Şimşek