AKP’ye Kapatma Davası Açıldı

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, "Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla AK Parti’nin kapatılması ve araların da Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın da yer aldığı 71 kişiye siyasi yasak getirilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=61267&cat=110&dt=2008/03/15
 
Astrolojik değerlendirmeler:
 
Kapatılma davasının 14 Mart 2008 Cuma günü yaklaşık 16:30’da verildiğini biliyoruz. Bu ana yönelik harita üzerinden, sürecin nasıl işleyeceğine yönelik pek çok değerlendirme yapılabilir tabii ki. Ama, yargıya intikal etmiş böyle bir konunun hassasiyetini düşünerek, bunu bir şeyler belirginleşinceye kadar ertelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Şimdilik sadece, AKP kuruluş haritası üzerinde genel değerlendirmeler yaparak, gezegen geçişlerinin nasıl da çalıştığını göstermek istiyorum. Ayrıca yazımın içeriğinde, konunun hangi zamanlarda daha stresli duruma ulaşma ihtimalinin olduğuna da değineceğim.
 
AKP kuruluş anına göre çıkartılmış astroloji haritasında, Terazi burcunun yükselmekte olduğunu görüyoruz. Terazi burcu diplomasi ile en çok bağdaştırılan burçtur. Dengeli ve huzurlu hareket etme arzusunu gösterir.
 
 
 
Yükselen yöneticisi Venüs haritanın en yüksek noktasında, en büyük şans ve fırsatları sembolize eden Jüpiter ile birleşmekte ve bu iki gezegen de Yengeç burcunda asalet kazanmaktalar. Bu çok güçlü bir kavuşumdur ve hemen yanı başlarında duran Kuzey Ay Düğümü ile de birleşince, ortaya bileği zor bükülür, yaptırım gücü yüksek bir yapı çıkıyor. Hele ki Aslan burcundaki Güneş’i, Başak burcundaki Merkür’ü de ilave edersek, sürekli yükselen trendin boşuna olmadığını anlarız…
 
İletişim gezegeni Merkür'ün Regulus sabit yıldızıyla birleşiyor olması, iktidarı elinde tutabilme yeteneğini, özellikle de lider konumdaki kişilerin güçlü hitabet yeteneği olduğunu göstermekte. Yükselen yöneticisi Venüs de yine güçlü etkiler taşıyan Sirius sabit yıldızı ile birleşmekte, yapılan işlerin ve icraatların olduğundan da güçlü gözükeceğini göstermekte. Tepe Noktası'na yakın yerleşimde olan Jüpiter de Murzim adlı sabit yıldızla birleşmekte. Bu yıldız "Topluma verecek mesajı olmak" anlamına geliyor ve güçlü söylem yeteneği, geniş kitlelere hitap imkanı getiriyor. Zaten şanslı 11. evde yeleşmiş, asaletli ve güçlü yerleşimde olan Güneş, Mars gibi cesareti ve güçlü adınlar atmayı anlatan bir gezegenden de iyi açı aldığı için, günümüzde çok eksikliği hissedilen ve kolay yetişmeyen "karizmatik ve cesur lider" tanımlaması bile tek başına yeterli denilebilir neredeyse!
 
Yengeç burcundaki yoğunluk ve Tepe Noktası'nın Yengeç burcuna düşmesi, milliyetçilik temasını öne çıkartırken; bu yerleşimlerin TC astrolojik haritasının, halkı da temsil eden yükselen derecesine düşüyor olması, halkın desteğinin bu kadar güçlü bir şekilde arkasına alabilmenin nasıl mümkün olduğunu sembolik olarak gayet güzel açıklıyor. Partinin kuruluş tescili için çok isabetli bir günde girişim yapıldığı aşikar!
 
Astrolojide asaletli gezegen, hele ki böyle güçlü sabit yıldızlarla irtibat kuruyorsa, yaptırım gücü yüksek, kendi doğasında olayları güçlü bir şekilde yönlendirme imkanına sahip bir kapasiteyi anlatır. Bu haritadaki gezegenlerin önemli bir bölümü asaletli ve yerleşim olarak da çok güçlüler. Bu güçlü yerleşimler idari konularda başarılara, iyi yönetme becerisine, etkin olabilmeye, Meclis’te güçlü bir yer tutmaya, iyi organize olabilmeye ve planlı hareket edebilmeye imkan tanıyor. Çok güçlü yerleşimler gerçekten de…
 
Fakat, her astrolojik haritada olduğu gibi, bu haritanın da zayıf ve dikkat edilmesi gereken tarafları var pek tabii ki. 3. ve 9. evlerden birbirine karşıt açılar yapan dört gezegen, dikkatli olunması gereken alanlara işaret ediyor. 3. evde yerleşmiş olan Mars-Pluto kavuşumu, kendini ifade konusunda güçlü ve baskın etkiler ortaya çıkarıyorlar. Fakat diğer taraftan da, sert ve meydan okuyan söylemlerin sorun çıkartma olasılığını da açıkça gösteriyorlar. 9. evde kavuşum yapan Ay ve Satürn, hukuksal konularda karşılaşılacak önemli sorunların, yargılanmaların, eleştirilerin açık bir ifadesi. Bu sorunların nedenlerine göz attığımızda, muhafazakarca ve kati tavır alınması (Satürn) ve özellikle de kadınlarla ilgili konulardan (Ay), ki Ay-Satürn kavuşumunu "örtülü kadınlar" olarak görebiliriz, ortaya çıkacağını düşünmek yanlış olmaz. Dünya Astrolojisi’nde 9. ev hayata ve inançlara bakış ile ilişkilendirilir. Bu şartlarda yukarıda kısaca bahsettiğimiz bu sert etkileşimler, bu güçlü partinin karşılaşması en muhtemel sorunlarının, inançlar, anayasal konular, eğitim ve üniversiteler, dış ülkelerle temaslar konusunda ortaya çıkacağını göstermekte.
 
İşte, 2007 sonlarından itibaren, transit gezegenler tarafından tetiklenen 3. ve 9. evlerdeki bu yerleşimler, AKP’nin zorlayıcı bir sürece girmek üzere olduğunu işaret ediyordu. Bu yüzden de gerek geçmişte yazdığım makalelerimde, gerekse 2008’de Türkiye kitabımda içine girmeye başladığımız bu süreci işaret etmeye çalışmıştım. Kendi yazılarımdan ve kitabımdan bazı alıntılarla hatırlatmalar yapmak istiyorum.
 
2007’nin Mayıs’ında yazılmış “Seçimler” başlıklı yazımdan bir alıntı:
 
“AKP yeniden yapılandırma dönemine doğru
 
AK Parti kuruluş tarihine göre çıkartılmış astrolojik haritada, önemli bir değişim ve yeniden yapılandırma dönemine doğru gidildiğini görüyoruz. 2010 yılında bu günkü profilinden çok farklı bir yapı ortaya çıkabilir. 2008 itibariyle, eski ivmesini kaybetmeye başlıyor olacağa benzer. Düşüş, sonbahardan itibaren kendisini gösterecek. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın astrolojik haritasına dayanarak yaptığım değerlendirmelerde, aslında güçlü ve etkin bir dönemde olduğunu, tercih ederse bunu yapabileceğini, fakat Cumhurbaşkanlığı’na aday olmayacağını daha önce yazmış ve gerek katıldığım bir TV programında, gerekse seminerlerimde söylemiştim. Astrolojik haritasını değerlendirdiğimde, içinde bulunduğumuz süreçte olumlu etkiler altında olduğunu söyleyebiliriz. Seçimlerden başarılı sonuçlar alacak. Fakat geçmişteki performansına göre, oldukça düşüşte olduğunu da eklemeli. 2008 ve 2009 yıllarında oldukça zorlanacağı zamanlar var. 2007 Kasım, Aralık aylarından itibaren gelecek hedefleri ve idare makamıyla ilgili sorgulamalar, eleştiriler öne çıkacağa benzer.”
 
Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
 
http://www.astrolojiokulu.com/yazi-detay.asp?makaleID=165
 
 
2008’de Türkiye kitabımın 87. sayfasından bir alıntı:
 
“Erken Seçim Çok Konuşulacak!
 
4 Kasım’da kesinleşecek Satürn-Uranüs karşıtlığı, yönetimle muhalefet arasında sıkı gerginliklerin baş göstereceğine işaret ediyor. Gelenekçiliğin önemli eleştirilere uğrayacağı günlerde olacağız. Geçmişe ait, bize ayak bağı olan şeylerden kurtulma arzusu artacak. Satürn-Uranüs karşıtlığı, geçmişi muhafaza etmek ile geleceğe yönelmek arasında ulusal bir çelişki yaşayacağımıza işaret etmekte. Bu ikisi arasındaki sert açılar genelde muhafazakarlıktan radikalliğe ya da tam tersi bir dramatik dönüşüme geçileceğini göstermekte.
 
Bu açı ilericilik ve radikalizm ile gelenekçilik arasındaki gerginliği anlatır. Bu gergin açının etkin olduğu dönemlerde politik protestolar ağırlık kazanır. Bu ikilinin karşıtlığı aynı zamanda mutlakiyet ve demokrasi, konuşma özgürlüğü ve bastırılma arasındaki gerilimle de ilintilidir. İnsan hakları konusunda protestolar ve ayaklanmalar ortaya çıkabilir. Devrimci nitelikte eğilimler görülebilir. Yönetimsel değişiklikler gündeme gelebilir. Türkiye beklenmedik bir şekilde erken seçim havasına girebilir!”
 
 
Yine 2008’de Türkiye kitabımın 68. ve 69. sayfasından bir alıntı:
 
“Güneş’in 12. evde olması ise, pek olumlu bir durum değil. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bu konum siyasi lider, yönetici pozisyonundaki kişilerin zorlanacaklarını işaret ediyor. Bu yaz aylarında Aslan burcunda gerçekleşecek tutulmalar da benzeri şekilde, liderlerin aleyhinde çalışıyor! Zira Aslan kralların, liderlerin burcudur ve bu burçta tutulma, en çok liderlerin zarar göreceği, gözden düşeceği, mevkisini kaybedeceğini gösteriyor.
 
Güneş’in olumlu bir açı almaması, kendini savunma ve gücünü koruma konusunda zayıf kalacağını gösteriyor. Yönetimsel değişiklikler gündeme gelebilir. Ortam bir erken seçim havasına bürünebilir.”
 
 
2008’de Türkiye kitabımın 59. sayfasından bir alıntı:
 
“Sürpriz çıkışlara hazır olalım!
 
25 Ocak’ta transit Uranüs TC astrolojik haritasının Tepe Noktası’na ulaşacak. Bu, kolektif direncin dramatik bir şekilde kırılmasına neden olabilecek büyük bir sivil gerilimin işaretçisidir. Tartışma yaratabilecek ve yenilikçi fikirler, reform ve uyanış arzusuna neden olur. Uranüs’ün bu transitleri, statükoda değişikliklere sebep olur. Geleneksel veya genel kabul görmüş olana karşı çıkış, isyankar enerjiler baskındır. İdari pozisyonda değişimler veya yönetimin uyguladığı stratejilerde önemli değişimler ortaya çıkabilir. 
 
Uranüs’ün bu noktaya daha önceki gelişlerinde halkın, aydın kesimin kendini açıkça ortaya koyduğunu, mitinglerin yapıldığını biliyoruz. Muhalif sloganların yoğunlaştığı günler yaşadık. Benzeri etkiler bu Ocak ayında da devrede olacak. Özellikle de Uranüs’ün Tepe Noktası’na tam kavuşum yapacağı Ocak 2008 sonlarına doğru, halkın kendisini ve fikirlerini açıkça ortaya koyacağı günler olabilir. Yönetimde söz sahibi kişiler hızlı, beklenmedik kararlar almak durumunda kalabilirler. Dış politikamızda önemli stratejik değişimler gündeme gelebilir. Bu beklenmedik gelişmeler ve değişimler yönetimsel anlamda olabileceği gibi, ileri dönük hedeflerimiz, ülkemizin diğer ülkeler arasındaki saygınlığı ve imajı, üst düzeyde alınan kararlar ile de ilişkili.
 
Partilerin kapatılmasının, yeni partilerin açılmasının gündemde önemli yer tutacağına şahit olabiliriz. Dışarıdan bakıldığında, Türkiye’nin önemli bir değişim süreci içerisinde görüneceği aşikar.”
 
 
Astroloji Gazetesi’nde yayınladığım “Uranüsyen Yeniay” yazımdan bir alıntı:
 
“Yeniay haritasını TC astrolojik haritası üzerinde değerlendirdiğimizde, yeniay derecesinin tam da Tepe Noktası’na düştüğünü görüyoruz. Bu ay hükümet önemli, hızlı ve beklenmedik bazı kararlar alabilir; uygulamaya koyabilir. Bu yerleşim, yüksek pozisyon tutan kişilerin sürpriz kararlarını, manevralarını, girişimlerini de anlatıyor olabilir. Daha önce belirlenmiş stratejilerde bazı değişiklikler yapılabilir.
 
Yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
 
http://www.astrolojigazetesi.com/?mode=reading&nID=919
 
 
2008’de Türkiye kitabımın 76. sayfasından bir alıntı:
 
“İngiliz astrolog Sepherial’e göre Kova burcunun ikinci dekanında tutulmalar hırsızlıklara, öfke patlamalarına, depremlere ve açlığa neden olur. Kova burcunda tutulma, krala (yönetime) karşı çıkış temasını da içeriyor. 9. evimizde tutulma, Şubat ayında inançlarla ilgili konuların, kanunlar, yüksek eğitim, hukuksal sistemle ilgili konuların gündemimizde önemli yer tutacağını göstermekte.”
 
Konuyla ilgili www.uzmantv.com da yayınlanan bazı röportajlar:
 
http://www.uzmantv.com/2008de-turkiyede-erken-secim-olacak-mi
 
http://www.uzmantv.com/2008de-akp-hukumeti-hangi-konularda-zorlanacak
 
http://www.uzmantv.com/2008de-gunes-ve-ay-tutulmalari-turkiyeyi-nasil-etkileyecek
 
http://www.uzmantv.com/2008de-gunes-ve-ay-tutulmalari-turkiyede-siyaseti-nasil-etkileyecek
 
 
Bundan sonraki sürecin nasıl gelişeceği konusunda, yine gökyüzünün işaretlerini okumaya, anlamlandırmaya çalışacağız…
 
Devam edecek…