TERAZİ BURCUNDA VENÜSYEN DOLUNAY

TERAZİ BURCUNDA VENÜSYEN DOLUNAY

27 Mart 2013 Çarşamba günü 6 derece 53 dakika Terazi burcunda Venüs ile çok yakın derecede birleşen bir dolunay meydana geliyor. Astrolojide pek çok iyicil temayı temsil eden Venüs, diğer özelliklerinden daha ön plana çıkacak şekilde ilişkileri temsil eder. Dolunaylar daha önce yeniay döneminde atılmış olan adımların sonuçlarının ortaya çıkacağı zamanlardır. 11 Mart tarihine geri dönüp baktığımızda, Balık burcunda Venüs ile birleşen bir yeniay gerçekleştiğini görürüz. Bu şartlarda Venüs ile kavuşum yapacak olan 27 Mart dolunayı, ilişkilerle ilgili o dönemde attığımız adımların sonuçlarını göreceğimiz zamanlara denk düşmektedir diyebiliriz. 

Venüs vurgusu taşıyan ve gergin açıların dikkat çektiği 27 Mart dolunayının astroloji haritasını değerlendirmeden önce dolunay hakkında biraz bilgi vermenin daha isabetli olacağı kanaatindeyim…  

Dolunayın etkileri

Dolunay döneminde Dünya’nın elektromanyetik alanında ekstra iyonizasyon olur. Bu dönemde Ay Dünya’nın arkasındaki manyetik kuyruktadır ve buradan yaklaşık 4 günde çıkarak manyetik kuyrukta akıma neden olur. Bu akım Dünya’ya çarparak bir çeşit manyetik fırtına oluşturur. Manyetik fırtınaların üzerimizdeki etkirli çoğunlukla duygusaldır; ama bazı zamanlarda fiziksel etkileri de görülür. 

Ay’ın Dünya üzerindeki çekim gücü Güneş’inkinin iki buçuk katıdır. Her ay fazı hava durumunu değiştirici bir etki yapar, bu; kuraklık, kasırga, tornado ya da şimşek olabilir. Bazı araştırmalar yeni ay ya da dolunay sonrasında %10 daha fazla yağış olduğunu, bazen de bu döneme denk gelen Ay’ın perigee ve apogee (Dünya’ya en yakın ve en uzak) dönemlerinde tropik fırtınaların kasırgaya dönüşebileceğini göstermektedir. 27 Mart’ta gerçekleşecek dolunay Venüs, Mars, Uranüs ve Plüton ile irtibat kuracağından, kısa süreli olarak sert ve şiddetli rüzgarları aktif edebilir.

Bir gezegenin Güneş’le karşıt hizalanması o gezegenin Dünya’ya en yakın pozisyonda olduğunu gösterir ve diğer faktörler uygunsa sismik aktivite görülebilir. Gezegenlerin Güneş’te konveksiyon akımı oluşturmaları gibi, Dünya’da da konveksiyon akımları oluşturabileceğini düşünebiliriz. 27 Mart 2013 tarihindeki dolunay esnasında Güneş, Venüs, Uranüs, Mars dizilimi gerçekleşecek ve bu dizilim Plüton ile de dik açı oluşturacak. Bu dizilim elektrikli bir atmosfer oluşacağını, elektromanyetik alanda hareketlilik görülebileceğini gösteriyor. Ekinoks sürecinde olduğumuz için bu etki daha da belirginleşebilir. Yermerkezli ve Dünya merkezli dizilimler dünya genelinde görülebilecek etkin doğal afetler riskini işaret ediyor olabilir. Tabii sadece 27 Mart tarihinde değil, bu tarihin birkaç gün öncesinde ve birkaç gün sonrasında.

Araştırmacı ve yazar Frank Glasby’e göre Dolunay ve yeniay zamanlarında daha fazla okyanus gelgiti vardır. Bu yüzden dolunay ve yeniay zamanlarında daha çok deprem görülür. Depremlerin olmasını kolaylaştıran yatay basınç, basınç altındaki kayalardan yüklü parçacıklar (pozitif iyonlar) salınmasına neden olur ve bunların da insan ve hayvanlar üzerinde biyolojik etkileri vardır. Dolunay zamanlarında insanların daha agresif bir ruh hali içerisinde olduklarını gösteren pek çok araştırma vardır.

İlkbahar ekinoksu civarında güneş aktiviteleri ve jeomanyetik aktiviteler zaten artar. Güneşmerkezli gezegen dizilimleri de bunu göstermekte. Kısacası, Mart ayı sonları ve Nisan ayının ilk günleri sert rüzgarlara, fırtınalara, etkin sismik aktivitelere, insan ilişkilerinde, ulusal ve uluslararası ilişkilerde gerginliklere açık gözüküyor. Bunun farkında olmamızda ve bu dönemi iyi yönetmeye gayret etmemizde fayda var…

Dolunayın etki süresi

Dolunayların etki süresi üç gün önceden başlar, üç gün sonrasına kadar devam eder. Etkisi altı aya kadar sürebilen ay tutulmalarıyla karıştırılmamalıdır. Dolunay haritasında oluşan sert açı kalıbındaki hızlı hareket eden gezegenleri günlük gerçek hızlarıyla ilerletseniz bile, en fazla Güneş-Mars kavuşumunun kesinleşeceği 18 Nisan tarihine kadar gidebilirsiniz. Bu dolunayın etkisinin birkaç ay süreceği yönündeki yaklaşımlara katılmak mümkün astrolojik olarak değil. Ay’ın Dünya’ya en yakın olacağı (perije) 31 Mart tarihini ve Ay’ın maksimum güney deklinasyonunda olacağı 1 Nisan tarihini de dikkate alırsak, jeokozmik etkilerinin 2-3 Nisan tarihlerine kadar süreceğini düşünebiliriz. Bundan daha fazla değil…

İlişkilere dikkat!

Dolunaylar Ay-Güneş karşıtlığında oluştuğundan, bilinçdışı ile bilinç kavramlarının karşı karşıya olduğu, hayvani ve güdüsel doğamız ile iradi yönlerimiz, farkında olmadan ortaya koyduğumuz duygularımız ve çekildiğimiz ihtiyaçlarımız ile bilerek ve isteyerek yöneldiğimiz hedeflerimiz arasında çatışma ifade eder. Karşıt açıda bizim isteklerimize kontra gelişen olaylar vardır ve birileri veya bir şeyler bizim karar vermemize sebep olur. Bu başkalarından kaynaklanmaktadır ve bazı zamanlarda olaylar onların hatası sonrasında gelişir. Başkalarını suçlamaya en yatkın olduğumuz zamanlardır gezegenlerin karşıt açılar yaparak dizilimleri. Ay-Güneş karşıtlığı sert karakterde gezegenlerle birlikte olduğunda, ayrılıkları ve uzaklaşmayı beraberinde getirebilir. Aşırlıklara sevk edebilir. “Yüzleşme” vurgusu vardır Ay-Güneş karşıtlıklarında. Birbirimize ayna işlevi görür, birbirimizden çok şey öğreniriz aslında. Karşıtlıklar (180 derece) “ben ve diğerleri” temasını ortaya çıkartır. Yani “ilişkiler” teması vardır ön planda.

Dolunay Terazi-Koç burçları (karşıt burçlar) ekseninde gerçekleştiğinden, ilişkilerde adalet ve denge arayışının ön plana çıkacağını göstermekte. Ama bu dolunayda astrolojide “sen” arketipini temsil eden Terazi burcunda sadece Ay’ın bulunması, buna mukabil astrolojide “ben” arketipini temsil eden Koç burcunda ise Venüs, Güneş, Uranüs ve Mars’ın bulunması, ibreyi daha ziyade kendi yönümüze çevirme gayretinin vurgulanacağını işaret ediyor. Aşağıda dolunay haritasını görmektesiniz.

 

Paylaşımcı, uzlaşmacı, birlikte hareket etmeyi seven Venüs’ün zarar gördüğü Koç burcunda Güneş’e çok yakın “yanık” durumda bulunduğunu, ayrıca Uranüs ve Mars ile kavuşmakta ve Plüton ile kare açıya ilerlemekte olduğunu göz önüne alırsak, özel ilişkilerimizde fazla benmerkezci, egoist, aceleci ve agresif olmamızın bize pahalıya mal olabileceğini açıkça görürüz.

Terazi burcunda gerçekleşecek bu dolunay, Venüs’ün zarar görmesi ile bağlantılı olarak cinselliğin aşırı vurgulanması, tutkuların kontrol edilmesinin zorlaşması, kıskançlık ve çekemezliğin saldırgan tavırlara dönüşmesini de tetikleyebilir, bunu göz önünde bulundurmak gerekir. Ayrıca asteroit Hygeia da dolunay ile irtibat kurduğundan (5 derece Koç’ta) ilişkilerde yaşanacak gerginliklerin sağlığa olumsuz yansımasını ya da rastgele cinsellik ve hijyen konusundaki dikkatsizliğin zührevi rahatsızlıklara sebep olabileceği riskinin de farkında olmak gerekir. Terazi-Koç ekseninde Venüs ile birleşen bu dolunayın ilişkilerin etik ve ahlaki yönüne vurgu yapmasını; kadın erkek arasındaki ilişkide neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu ortaya çıkarmasını bekleyebiliriz. Sonuç olarak bekleyeceğimiz şey ilişkilerde eşitlik ve dengenin sağlanmasıdır aslında bence. Sadece taşların yerine oturması gerekiyor. Sadece insan ilişkileri açısından değil, süregelen dava ve duruşmalar, yasalarla ilgili konular açısından da durum böyle. Bir şeylerin yerli yerine oturması pek kolay olmayacak görünüşe göre. Güç çekişmeleri yaşanacak. Zira işin içine dolunay esnasında aktif olan Mars-Plüton karesi de giriyor.

 

Destekleyici etkiler

Gergin etkilerin yanı sıra, destekleyici etkiler de var dolunay haritasında…

Akrep burcundaki Satürn ile Oğlak burcundaki Plüton arasında altmış derecelik uyumlu açı var ve aynı zamanda bu iki gezegen birbirlerini karşılıklı ağırlamaktalar. Bu dayanıklılığımızı arttırabilecek ve hayatımızda bir şeyleri dönüştürerek yeniden yapılandırabilmemize yardımcı olacak bir konum.

Merkür’ün Neptün’den ayrılmış ve onun ışığını Satürn’e taşıyacak olmasını da idealist ve iyicil düşüncelerimizi gerçekliğe döndürebilme şansı yakalamamızı sağlayan olumlu bir faktör olarak görebiliriz. Balık burcunda dizilimde olan Neptün, Merkür ve Kiron ruhsal şifalanma ve arınma şansını da beraberinde getiriyor, manevi konulara yönelten, ilham ve yaratıcılığı arttıran bir etki yaratıyor.

Dolunay esnasında gergin açı kalıbı oluşturan Ay, Venüs ve Güneş iyicil etkileriyle tanınan Jüpiter ile altmış derecelik açıya ilerleyecekler. Uranüs de Jüpiter ile uyumlu açıda olacağı bu dönemde aslında güzel gelişmeler ve ilerlemeler kaydedebilir, bir müddettir yapmak isteyip de yapamadığımız yenilikleri hayatımıza katabiliriz.

 

Tarih ve tekerrür

Gökyüzü konumları bire bir aynı olmasa da benzer şekilde tekrarlarlar. Tarihe dönüp baktığımızda, Uranüs-Plüton karesinin aktif olduğu 1930’lu yıllarda Terazi burcunda dolunayın denk geldiği sıkışık gökyüzü konumları şöyle:

25 Mart 1929:Mars-Plüton Yengeç’te-Güneş-Uranüs Koç’ta, Satürn Oğlak’ta, Ay Terazi’de büyük kare oluşturmuş. (Burç bazında değerlendirilmiştir. Açı toleransları fazladır)

13 Nisan 1930:Plüton Yengeç’te, Güneş-Uranüs Koç’ta, Satürn Oğlak’ta, Ay Terazi’de büyük kare oluşturmuş. (Burç bazında değerlendirilmiştir. Açı toleransları fazladır)

2 Nisan 1931:Jüpiter-Plüton Yengeç’te, Güneş-Uranüs Koç’ta, Satürn Oğlak’ta, Ay Terazi’de (Ay tutulması) büyük kare oluşturmuş. (Burç bazında değerlendirilmiştir. Açı toleransları fazladır) (Burç bazında değerlendirilmiştir. Açı toleransları fazladır)

31 Mart 1934:Plüton Yengeç’te, Güneş-Mars-Uranüs Koç’ta, Ay-Jüpiter Terazi’de t-kare oluşturmuş. 

Arzu edenler bu tarihler civarındaki dünya olaylarını araştırabilirler, böylelikle önümüzdeki yakın süreçte ne türde olaylar beklenebileceği hakkında genel bir bilgiye sahip olabilirler. Diğer gezegenlerin konumları farklı olduğundan, ayrıca zamanın kalitesi de aynı olmadığından, tıpa tıp aynı olayların oluşması beklenmemelidir.

 

Kendimizi nasıl hazırlayabiliriz?

Dolunayda gergin açılar altında kalacak Ay’ın duygularımız ve bedenimiz üzerindeki etkilerini göz önüne alarak, önümüzdeki yakın süreçte sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Beslenme konusu da önem taşıyor bu bağlamda. Genel olarak dolunaylarda fazla sıvı alınması önerilmez. Oruçlu olmak da yapılabilecek isabetli şeylerden biridir.  

Dolunay civarındaki günlerde profesyonel veya sıradan olsun günlük işlerimizde diğer kişilerle ilişkilerimizde dikkatli adımlar atmalı, sağduyulu hareket etmeliyiz. Gergin duygusal çıkışlar yapma riskine karşı kendimizi frenlemeli, gergin ve karmaşa enerjisi taşıyan ortamlardan uzak kalmalıyız. Aksi takdirde olumsuz durumlarla karşılaşabiliriz, dikkat! En önemli şeyin insan ilişkileri olduğunu unutmayalım.

En agrese olduğumuz zamanda bile derin bir nefes almak, futbol tabiriyle “topa basmak” çok büyük bir stres yaşama olasılığını bile bertaraf etmemize yardımcı olabilir. Dolunay esnasında çok sayıda gezegen Koç burcunda dizileceğine göre ve Koç burcunun gölge yönü acelecilik olduğuna göre, ani ve beklenmedik gelişmeler karşısında içimizden ona kadar saymayı başarabilir, sabredebilirsek, hatta işin esprisine kaçıp şakaya vurabilirsek, muhtemel bir debdebeyi sorunsuz atlatabiliriz.Gergin hissettiğimiz anlarda biraz içe çekilebilir, aktif ve yoğun ortamdan bir müddet için uzak kalarak dengeyi sağlayabiliriz. Zira bu gergin dolunay esnasında Ay Terazi burcunda olacak ve denge sağlamamıza yardımcı bir konumda bulunacak.

Pek tabii ki bu gergin dolunay civarındaki tarihlerde hiç bir şey yapmayalım, pasif kalalım, endişe içerisinde sadece bu etkilerin geçip gitmesini bekleyelim anlamına gelmiyor. Sevdiğimiz kişilerle bir araya gelmek, sevgi paylaşımında bulunmak, dayanışma içerisinde olmak bu agresif ve değişken ruh halini aşmak için en ideal yol kanımca. Pek tabii evcimen hayvanlarımızla, bitkilerimizle, kısacası sevgi alışverişinde bulunacağımız her şeyle ve herkesle…

Dolunay zamanları yaratıcılığın da çok arttığı zamanlardır aynı zamanda. Ortaya bir ürün koyma zamanlarıdır. Dolunay esnasında Güneş, Venüs ve Mars’ın Uranüs ile kavuşumda olması yaratıcı ve keşfe yönelik etkileri maksimize ediyor olacak. Profesyonel iş hayatımızdan, günlük işlerimize kadar her alanda daha yaratıcı, çözüm üretici olabiliriz. Daha önce fark etmediğimiz şeyleri fark edebilir, olayları daha farklı bir gözle değerlendirebiliriz.

Dolunaylar bu vakte kadar belirginleşmemiz durumların, artık görünür bir duruma gelmesine yönelik etkiler taşır. Önemli bir yol değişiminde ise, Uranüs-Plüton ile irtibat kuran bu dolunay sonrasında kendimize yeni bir rota belirlemek üzere değişim enerjisini aktif edebiliriz. Değişim enerjisine karşı çıkmaktansa, bu enerjiyle birlikte hareket etmek bize kazandıracaktır. Bitmesi, tamamlanması, hayatımızda bundan sonra yer almaması gereken şeyler olabilir. Bir nevi temizlenme yaşayabiliriz. Bunu doğal döngünün bir gerekliliği olarak görebiliriz.

Dolunaylarda Ay ve Güneş karşıttır ve bu yüzden tek başına hareket etmekten ziyade, birlikte hareket etme enerjisi taşır. Bu yüzden dolunayın enerjisini zıtlaşma ve fikir ayrılıkları yerine, tamamlanma ve sevgi alışverişine yönelik kullanmamızı mümkün kılar. Bu gergin dolunayda bile bu geçerlidir. Gezegenler bizlerin üzerinde belli bir ölçüde etki yaratırlar. Ama irademiz onların etkilerinin üzerine çıkabilir. Bunu unutmayalım.

Kişisel düşünceme göre tüm bu gergin etkilere rağmen sevgi ve huzuru koruyabiliriz. 27 Mart tarihindeki dolunay civarındaki günler bu bağlamda bizim testimiz olacaktır. Bu testi başarı ile geçebileceğimizden umutluyum…

Son olarak…

 

Dolunaylar genişleme, büyüme ifade eder. İyicil düşünceler ve kötücül düşünceler de daha çabuk büyür. Bu yüzden neyi büyüttüğümüze çok dikkat edelim!

 

Sevgi, ışık ve umutla…

Öner DÖŞER

24 Mart 2013, Pazar

ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan