Yay Burcunda Yarı Gölge Ay Tutulması

5 Haziran 2020 Cuma günü Türkiye saati ile gece 22:12’de yay burcu’nun 15 derecesinde penumbral (yarı gölge) bir ay tutulması gerçekleşiyor. Ay Dünya’nın yarı gölge konisinden geçecek ve tutulma çıplak gözle ayırt edilemeyecek.

2020 yılı tam 6 tutulmaya sahne olacak. Bunlardan ilki ocak ayında Yengeçte meydana gelen Ay tutulması idi. Şüphesiz ki 2020’nin ilk yarısını oldukça zorlu geçirdik. İş hayatı, aile hayatı, finansal sistemler, eğitim sistemi ve ulaşım ülkemizde ve dünyada çok ciddi dönüşüm süreçlerinden geçti. Eğlendiğimiz, zevk aldığımız konular yerini endişe ve belirsizliğe bıraktı. Kimilerinin görev ve sorumlulukları arttı, kimileri yokluk ve duvarlarla karşılaştı. Sağlam temeller üzerine kurulmamış veya artık içi yavaş yavaş çürümeye başlamış yapılar ciddi sarsıntılara uğradı. İnsanlar doğanın acımasız yüzüyle karşılaştı ve değişime adapte olabilenlerin hayatta kaldığına, diğerlerinin türden elendiğine bir kez daha şahit oldu. Elbette bunlara tek başına bu ay tutulması veya tutulmalar sebep olmadı, fakat tutulmalar her zaman olduğu gibi dönemin atmosferini belirledi.

Haziran ayında 2, temmuz ayında 1 tutulmaya daha şahit olacağız. Bu da önceki tutulmaların etkisinin yavaş yavaş azaldığı, ikinci yarının başladığı anlamına geliyor. Son iki tutulmanın Kasım ve Aralık aylarında gerçekleşeceğini göz önüne alırsak,  ikinci yarı tamamen bu üç tutulma ekseninde geçecek.

2020 İKİNCİ YARI’DA BİZLERİ NELER BEKLİYOR

Bu sorulara tam yanıtları verebilmek için kısa süre sonra gerçekleşecek olan Oğlak ay tutulması ve Yengeç güneş tutulmasına da değinmek gerekiyor fakat onlarla ilgili daha detaylı yazılar hazırlıyorum. Bu yazımda da kısaca değinecek olursak iş ve aile hayatı, ekonomi ve yönetimsel konularla ilgili vurgular devam ediyor. Fakat gerek 21 Haziran güneş tutulmasının Aslan yükseleni ve haritanın 11. Evinde olması, gerek bu ay tutulmasının ikizler – yay aksında gerçekleşecek olması, Venüs’le birleşimi ve 12. Eve yakınsa da 11. Evde de etkilerinin olması sebebiyle ev izolasyonundan yavaş yavaş sosyal hayata açılıyoruz.

Tutulma haritasını inceleyecek olursak öncelikle İkizler-Yay aksı bilgi aksıdır. Ay düğümlerinin de bu aksa giriş yaptığını biliyoruz, bu da önümüzdeki dönemde iletişim, haberleşme, yayın, medya, eğitim ve ulaşım konularına hız kazandıracak. Yukarıda da değindiğim gibi dolunay veya ay tutulması haritanın 11. Evinden 12. Evine giriş yapmak üzere. Yani bir ayağımız sosyalleşmeye çalışıyor fakat diğer ayağımız hala izolasyonda. Sağlık konuları, hastanelerle, kapalı alanlarla ilgili konular hala belirgin konular arasında olacak.

Ayrıca tutulma derecesi Venüs ile kavuşum, Mars ile kare ve uzak da olsa Neptün gezegeni ile de kare açı içerisinde. Yani Balık/Neptün öğeleri barındıran değişken bir T-Kare içerisindeyiz.

Yani henüz kaos ve belirsizlik pek bitmiş gibi görünmüyor. Oldukça değişken, dinamik bir süreç bizi bekliyor. Bu süreçte anahtar kelime “Adaptasyon” olacak. Tutulma derecesine Venüs’ün kavuşum Mars’ın kare açı yapmış olması ikili ilişkiler vurgusunun artacağını gösteriyor. Fakat ilişkiler konusu bir tahterevalli. Bir ucu kavuşma, romantizm, tutku. Diğer ucu ise yanlış anlaşılmalar sonucu tartışmalar, hassaslıklar, alınganlıklar, aldanmalar, hayal kırıklıkları ve belki ayrılıklar.

Ayrıca sakarlık ve kazalar, şiddet olayları da bu dönemde karşımıza çıkabilecek konulardan. Pek huzurlu bir dönem gibi görünmüyor.

TUTULMA ÜLKEMİZE NELER GETİRİYOR

Tutulma derecesindeki Ay ve Güneş ülkemizin çalışanlar, hastalıklar, hastaneler, doktorlar ve askerler ile ilgili alanlarına hareketlilik getirecek.

Ayrıca tutulma derecesine sert açı yapan mars ise Türkiye doğum haritasının tam tepe noktasında. Bu da yönetimsel figürler ve aldıkları kararlarla hastaneler, sağlık çalışanları, hastalık konuları ve çalışma hayatı ile ilgili konuların bağlantısını gösteriyor. Fakat bu tutulma döneminde devlet yönetimi, sağlık ve hastaneler ilişkisi çok stabil, huzurlu ve güven veren bir konumda olmayabilir. Yönetim endişeli, fedakar fakat belirsiz ve önlerini görmekte zorlanıyorlar.En fazla iki haftada bir olayları değerlendirip ona göre karar aldıklarını düşünürsek bu öngörüleri yapmak pek de zor olmasa gerek.

Kısacası maalesef yıl sonuna kadar önümüzü berrak bir şekilde göremeyeceğiz. Balıktaki Mars’ın ülkemizin haritasındaki Uranüs ile kavuşum yapıyor olması bu döneme ani alınan kararların da damgasını vurabileceğini gösteriyor.

Tutulma yükseleninin ülkemizin ortaklıklar evinde olması ve yöneticisi Satürn’ün 8. Evde olması dış borçlarla ilgili bir vurguya işaret ediyor. Evliliklerle ilgili krizler ve boşanmalarla da bu dönemde sıkça karşılaşabiliriz. Hem Mars’ın sert açıları hem de tutulma yükseleninin açık düşmanlar evinde olması bu dönem içerisinde askeri müdahalelerin de yapılabileceği anlamına gelebilir.

Herkesin bu uyumlanma sürecinde üzerine düşen fedakarlığı yaptığı ve gereken aksiyonları aldığı bir normalleşme süreci diliyor herkese sevgilerimi sunuyorum.

Korhan Kılınçkaya